menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Elazığ Ziyaretleri: Yeniden İnşa mı, Yeniden Kalkınma mı?

21 0
26.02.2026

6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz Elazığ ziyaretleri, deprem coğrafyasındaki şehirlerin sadece fiziki değil; ekonomik ve sosyal açıdan da uzun soluklu bir mücadele içinde olduğunu bir kez daha gösterdi. Deprem, şehirlerin hafızasında yalnızca bir tarih değil; yıllar sürecek bir yeniden yapılanma sürecidir. Elazığ'da yaptığımız basın, sivil toplum ve esnaf ziyaretlerinde en çok dile getirilen husus, geçici toparlanma ile kalıcı kalkınma arasındaki fark oldu. Vatandaşlar açıkça şunu ifade ediyor: Yaralar sarılıyor, fakat şehir hâlâ güçlü bir ekonomik ve sosyal diriliş programına kavuşmuş değil.

Türkiye genelinde 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yaklaşık 14 milyon vatandaş doğrudan etkilendi. Yıkılan veya ağır hasar alan bina sayısı yüz binlerle ifade edilirken, sadece konut inşası için ayrılan bütçe yüz milyarlarca lirayı buldu. Ancak rakamların büyüklüğü, şehirlerin aynı ölçüde ayağa kalktığı anlamına gelmiyor. Elazığ'da da hissedilen temel sorun tam olarak budur: Fizikî inşa ile ekonomik ve sosyal toparlanma aynı hızda ilerlemiyor. Elazığ, deprem tecrübesi olan bir şehir.

2020 depremi ve ardından 2023 felaketleri, şehrin dayanıklılık kapasitesini ciddi biçimde test etti. Bu nedenle Elazığ halkı, sürecin yalnızca konut üretimiyle çözülemeyeceğini çok net görüyor. Görüştüğümüz esnaf ve sivil toplum temsilcilerinin ortak cümlesi şu oldu: "Konut yapılıyor ama üretim ve istihdam aynı hızla artmıyor."

Bugün Elazığ'da esnafın en büyük beklentisi, ticaretin yeniden canlanmasıdır. Deprem sonrası yaşanan göç hareketleri, tüketim hacmini daraltmış; şehir ekonomisinin çarklarını yavaşlatmıştır. Küçük ve orta ölçekli........

© Yeni Mesaj