Thassos Adası’nda iki gün
Değerli dostum Dr. Yüksel Türemez'in nazik davetiyle, Kuzey Ege'nin en yeşil ve en bakir köşelerinden biri olan Thassos (Taşöz) Adası'nda iki günlük harika bir mola verme şansı buldum. Bu kısa ama dolu dolu geçen seyahat hem zihnimi dinlendirdi hem de komşu kıyılardaki turizm anlayışına dair ufuk açıcı gözlemler yapmamı sağladı.
Thassos Adası Ege Denizi'nin en kuzeyinde, Yunanistan ana karasına sadece 10 km uzaklıkta bulunuyor. Türkiye sınırına ve İstanbul'a en yakın Yunan adalarından biri. Coğrafi olarak Kuzey Ege'de bulunmasına rağmen idari olarak Kavala bölgesinin bir parçası.
Yunanistan'ın "en yeşil adası" olarak tanınan Thassos, diğer Ege adalarının kurak yapısının aksine, çam ormanlarıyla, devasa çınarlarla, kestane ağaçları ve yüz yıllık zeytinliklerle kaplı. Zengin doğası, turkuaz sulara sahip altın sarısı plajları, tarihi köyleri ve sakin atmosferiyle bilinen ada, oldukça popüler bir tatil merkezi. Ormanla denizin iç içe olduğu bakir koyları yürüyüş ve doğa aktivitelerine olanak tanıyor.
Adanın merkezi Limenas'ta bulunan Antik Agora, Akropol ve Arkeoloji Müzesi ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında. İç kısımlarında yer alan Panagia ve Theologos gibi köyler, geleneksel taş evleri, dar sokakları ve yerel lezzetleriyle ünlü. Thassos; çam balı, kaliteli zeytinyağı ve zeytinleriyle gastronomi turizmi açısından da oldukça zengin.
Adaya ulaşım genellikle Türkiye sınırına yakın olan Kavala veya Keramoti limanlarından düzenlenen düzenli feribot seferleriyle sağlanıyor. Bizim de yolculuğumuz Keramoti Limanı'ndan başladı. Adaya geçiş için kullanılan feribotlar son derece lüks, temiz ve düzenli bir işleyişe sahip. Yarım saatte bir kalkan bu gemileri ve liman organizasyonunu görünce, deniz ulaşımı konusunda komşunun bizden fersah fersah ileride olduğunu itiraf etmem gerekiyor. Üstelik fiyatlar da şaşırtıcı derecede makul. Geçen yıl Yunanistan'a gittiğimde ödediğim rakamlar neyse, bu yıl da tamamen aynıydı. Anlaşılan o ki küresel enflasyon........
