menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye'nin derinleşen geçim çıkmazı

15 0
09.09.2026

Milyonlarca vatandaşın yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında verdiği geçim mücadelesi, hem finansal göstergeler hem de sahadaki reel yaşam şartlarıyla çarpıcı bir tablo ortaya koymaktadır. 

Mal ve hizmet fiyatlarındaki artışa karşın gelirlerin aynı oranda yükselmemesi, hanehalkını yaşamını sürdürebilmek adına daha fazla borçlanmaya zorlamaktadır. 

Derinleşen bu borç yükü ve özellikle bu dönem okul masrafları gibi günlük yaşam maliyetleri, makro düzeyde çözüm önerilerini ve siyasetin sorumluluklarını yeniden tartışmaya açmaktadır.

Borç kıskacındaki vatandaş: 7.2 trilyon liralık büyüyen yük

Türkiye'de vatandaşların bankalara ve finans kuruluşlarına olan bireysel borç yükü alarm verici boyutlara ulaşmış durumdadır.

Yalnızca 21-28 Ağustos haftasını kapsayan tek bir haftalık zaman diliminde dahi bireysel kredi ve kredi kartı borç toplamı 130 milyar lira gibi muazzam bir artış göstererek 7 trilyon 284 milyar lira seviyesine tırmanmıştır. 

Bu devasa borç havuzunun 3 trilyon 645 milyar liralık bölümünü bireysel krediler oluştururken, söz konusu haftada bireysel kredi borçları 30,9 milyar lira artış kaydetmiştir.

Ancak en şiddetli sıçrama kredi kartı borçlarında yaşanmıştır. Kredi kartı borcu tek bir haftada 99 milyar lira sıçrayarak 3 trilyon 639 milyar liraya yükselmiş ve toplam borç tablosunun neredeyse yarısını kaplamıştır.

Borçlardaki bu tırmanış sadece tek bir haftanın dönemsel hareketliliğiyle sınırlı değildir. Yılbaşından bu yana geçen süreç analiz edildiğinde, tüketicilerin bireysel kredi ve kredi kartı borçlarındaki toplam birikimli artışın 1 trilyon 425 milyar lirayı bulduğu görülmektedir.

Bireysel krediler; yılbaşından bu yana 606 milyar lira artmış ve borç miktarında yüzde 20 oranında büyüme gerçekleşmiştir.

Kredi kartları; yılbaşından bu yana 819 milyar lira artmış ve borç miktarında yüzde 29 oranında daha yüksek bir büyüme yaşanmıştır.

Yüksek enflasyon ortamında mal ve hizmet fiyatları kesintisiz şekilde tırmanırken, vatandaşın geliri aynı oranda artmamaktadır. 

Gelir ile gider arasındaki makasın giderek açılması sebebiyle masraflarını karşılayamayan hanehalkı, temel yaşamını sürdürebilmek için çareyi daha fazla borçlanmakta bulmaktadır.

Okul kantinleri örneği ve sosyal yalnızlaşma riski

Bireysel krediler ile kredi kartı borçlarındaki rekor artışlar, vatandaşların gelirlerinin giderlerini karşılamaya yetmediğinin en açık kanıtıdır. 

........

© Yeni Mesaj