Trump’ın tıkanan Ortadoğu çıkmazı
Ortadoğu, ABD ve İsrail yönetimlerinin kısa vadeli siyasi hesapları ile bölgesel aktörlerin egemenlik ve güvenlik arayışları arasında tarihinin en kritik süreçlerinden birini yaşıyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin Bağdat'ta gerçekleşen İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısı'nda dile getirdiği şartlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, bölgedeki krizin sadece askeri değil, diplomasinin nasıl tıkandığını gösteren çarpıcı bir özeti niteliğindedir.
Washington'ın askeri tehditleri artırma çabalarına rağmen Tahran'ın geri adım atmaması, ABD Başkanı Trump'ın bölge politikasında ne kadar yalnızlaştığını ve beklenen sona doğru ilerlediğini açıkça gözler önüne seriyor.
Trump'ın söylem-eylem çelişkisi
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Katar aracılığıyla ABD'ye sundukları 7 günlük programı hatırlatarak "Seçim artık ABD'nin" çağrısında bulundu.
BM temaslarında da vurguladığı üzere bu plan, Washington'ın taahhütlerini yerine getirmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın seyrüsefere açılmasını ve diplomasi masasının yeniden kurulmasını öngörüyordu.
Üstelik bu koşullar yeni üretilmiş şartlar değil, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakatı'nda yer alan maddelerden ibaretti.
Ancak ABD Başkanı Trump'ın bu teklifi "kabul edilemez" diyerek kestirip atması, diplomasiye ve kendi imzasına ne kadar sadık olduğunu bir kez daha sorgulattı.
İran tarafı savaşı tırmandırmak yerine kalıcı barışı ve masada çözümü hedeflerken, ABD yönetiminin bu reddi barış arayışlarını sabote etmektedir.
Erakçi'nin Suudi Arabistan ve Yemen (Husiler) arasındaki gerilime yönelik "askeri yollar krizi derinleştirir" uyarısı ile bölgesel sorunların yine bölge ülkeleriyle çözülmesi gerektiği yönündeki vurgusu son derece kıymetlidir.
Nitekim ABD ve İsrail'in dahil olmadığı bir diyalog zemini, bölgedeki çatışmaları bitirebilecek yegane........
