Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik
Gazze'de aylardır süregelen insanlık dramı, Lübnan'a sıçrayan saldırılar, Suriye'deki kronik istikrarsızlık, İran'a yönelik askeri tehditler ve son olarak Yemen üzerinden Kızıldeniz ile Babülmendep Boğazı'na taşınan gerilimler yan yana konulduğunda, ortaya tesadüfi krizler zinciri çıkmamaktadır.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da vurguladığı üzere, bu tablo küresel güçlerin ve bölgesel ortaklarının onlarca yıldır yürüttüğü Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) aşama aşama sahneye konulmasından başka bir şey değildir.
Temel strateji son derece açıktır: Coğrafyayı etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden bölmek, sürekli bir kriz döngüsü üretmek ve parçalanmış yapıları dış müdahaleye açık hale getirmektir.
Büyük Ortadoğu Projesi ve Gazze'den Yemen'e uzanan hat
Bölgede yaşanan her yeni çatışma, kendisinden önceki krizin doğrudan bir devamı niteliğindedir.
ABD ve İsrail eksenli politikaların ana hedefi, Ortadoğu ülkelerini kendi iç dinamikleriyle ve birbirleriyle savaştırarak gücünü tüketmektir.
İran'a yönelik nokta operasyonlar ve ardından gelen "ateşkes" çağrıları, aslında barışçıl bir niyetin değil; askeri ve stratejik bir toparlanma taktiğinin parçasıdır.
Nitekim güç dengesini kendi lehine çeviren küresel aktörler, ilk fırsatta daha agresif politikalarla sahaya........
