menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müzakere masasından cephe hattına: Orta Doğu'da çöken mutabakatlar

35 0
14.07.2026

İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı ve Körfez hattında yeniden alevlenen askeri hareketlilik, küresel diplomasi ve bölge güvenliği açısından kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor. 

Tarafların karşılıklı saldırıları, suçlamaları ve Birleşmiş Milletler'in (BM) sürece dahil olma biçimi, Orta Doğu'da sürdürülebilir bir barışın önündeki yapısal engelleri bir kez daha gözler önüne seriyor. 

Bu gerilim, sadece iki devlet arasındaki bir çatışma değil, bölgedeki ittifak mimarisini ve uluslararası hukukun sınırlarını zorlayan çok katmanlı bir krizdir.

Diplomatik masada sabotaj ve egemenlik ihlalleri

Krizin temelinde, ABD'nin daha önce üzerinde uzlaşılan 14 maddelik mutabakat metnine uymayan, uzlaşmaz ve oyalama taktiğine dayalı stratejisi yatmaktadır. 

İran, taahhütlerine bağlı kaldığını net bir şekilde ortaya koyarken; Washington yönetimi müzakere masasında veya ateşkes süreçlerinde dahi askeri saldırganlığını sürdürerek diplomatik gayretleri baltalamaktadır. 

ABD'nin, perde arkasında ise İsrail'in kronikleşen bu yaklaşımı, kriz çözücü kalıcı bir anlaşma yerine, İran üzerinde "maksimum baskı" oluşturmayı amaçlayan bir stratejik oyalama aracıdır.

Üstelik ABD ordusu, saldırılarında sadece askeri unsurları değil, sivil yerleşim bölgelerini de hedef alarak uluslararası hukuku ve BM Şartı'nı açıkça çiğnemekte, savaş suçu kapsamına giren eylemlerde bulunmaktadır. 

Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine........

© Yeni Mesaj