menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel hegemonyanın kanlı bilançosu

34 0
27.04.2026

Modern siyaset bilimi literatüründe "gerçekçilik" (realizm) ekolünün dünyaca ünlü temsilcisi Profesör John Mearsheimer'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı sarsıcı açıklamalar, uluslararası kamuoyunda adeta bir deprem etkisi yarattı. 

 

10 Mart 2026 tarihli Middle East Eye'ın haberine ve tıp dünyasının en prestijli yayınlarından biri olan The Lancet'in verilerine dayanan bu iddia, Amerikan dış politikasının sadece diplomatik bir satranç oyunu değil, aynı zamanda devasa bir insani maliyet tablosu olduğunu ortaya koyuyor: 1971-2021 yılları arasında uygulanan ABD yaptırımları tam 38 milyon insanın ölümüne yol açtı.

 

Bu rakam, sadece bir istatistik değil; bir ülkenin küresel liderlik iddiasının ahlaki çöküşünü ve "liberal düzen" maskesi altında yürütülen ekonomik savaşların yıkıcılığını simgeliyor. 

 

Mearsheimer'ın "Biz inanılmaz derecede acımasız bir ülkeyiz" şeklindeki samimi ve sert itirafı, Washington koridorlarında yankılanan hegemonya hırsının sivil halklar üzerindeki bedelini tescilliyor.

 

Ekonomik ambargoların kurşunsuz katliamı

 

Savaş denilince akla gelen ilk görüntüler genellikle tanklar, füzeler ve uçaklardır. Ancak Mearsheimer'ın dikkat çektiği 38 milyonluk can kaybının büyük bir kısmı, barut kokusu olmadan, hastanelerin ilaçsız kalması, çocukların süte ulaşamaması ve temel gıda tedarik zincirlerinin kırılmasıyla gerçekleşti. 

 

Latin Amerika'dan Orta Doğu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada uygulanan "maksimum baskı" politikaları, hedef alınan ülkelerin rejimlerinden ziyade, doğrudan en savunmasız kesimleri vurdu.

 

Özellikle 1970'lerden itibaren hız kazanan........

© Yeni Mesaj