İran’ı değil, Beyaz Saray’ı durdurun!
Ortadoğu, küresel güçlerin satranç tahtası olmaktan çıkıp, açık bir insanlık dramının ve kuralsız bir şiddet sarmalının merkez üssü haline geldi.
Son dönemde yaşanan askeri hareketlilik ve gerilimler, savaşın sadece cephedeki askerler arasında değil, doğrudan sivillerin yaşam alanlarında yürütüldüğünü açıkça göstermektedir.
İran'ın her türlü abluka ve yaptırıma rağmen gerçekleştirdiği nokta atışı askeri misillemeler, sahadaki dengeleri sarsarken; karşı cepheden gelen yanıt askeri bir karşılık olmaktan çıkıp topyekûn bir halkı cezalandırma stratejisine dönüşmüştür.
Karşımızdaki tablo nettir: Bir tarafta egemenlik haklarını korumaya çalışan bir coğrafya, diğer tarafta ise hiçbir savaş kuralı tanımayan "küresel bir korsanlık" iradesi.
Yıldırım operasyonu ve askeri dengelerin sarsılışı
İran'ın kendi yerli üretimi olan balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirdiği operasyonlar, askeri analizlerin ezberini bozmuştur.
Çok gelişmiş radar teknolojileri ve üst düzey koruma kalkanlarıyla donatılmış Amerikan üslerini tam isabetle vurabilmek, sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda ciddi bir istihbarat zaferidir.
F-18 savaş uçaklarının konuşlandığı hangarların, mühimmat depolarının ve........
