menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bütçe açığı, faiz sarmalı, esnafın çöküşü ve vatandaşın var olma savaşı

17 0
18.08.2026

Türkiye ekonomisi, yüksek bütçe açıkları, katlanarak artan faiz giderleri ve alım gücündeki sert düşüşlerin birleştiği derin bir kriz kıskacından geçiyor. 

Kamu maliyesinde giderek büyüyen gedikler, vatandaşın sırtındaki vergi yükünü artırırken; yüksek enflasyon ve finansmana erişim zorlukları reel sektörü ve esnafı kepenk kapatma noktasına getiriyor. 

Bütçe dengelerindeki bozulma ile sokağın ekonomik gerçekleri arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.

Bütçe katlanarak açık veriyor: Aslan payı faiz lobilerine

Merkezi yönetim bütçesinde Temmuz ayı verileri, kamu finansmanındaki tablonun vahametini açıkça gözler önüne seriyor. 

2025 yılı temmuz ayında 23,8 milyar TL olan bütçe açığı, 2026 yılının aynı ayında devasa bir artışla 378,1 milyar TL seviyesine ulaştı. 

Yalnızca tek bir ayda gerçekleşen bütçe giderleri 1 trilyon 790,5 milyar TL'ye fırlarken, bütçe gelirleri 1 trilyon 412,4 milyar TL'de kaldı. 

Yılın ilk 7 aylık (Ocak-Temmuz) toplam bilançosu incelendiğinde ise tablonun kronikleştiği görülüyor:

Bütçe giderleri: 10 trilyon 520,7 milyar TL Bütçe gelirleri: 9 trilyon 199,7 milyar TL Toplam bütçe açığı: 1 trilyon 320,9 milyar TL Faiz harcamaları: 1 trilyon 791 milyar TL

Sadece Temmuz ayındaki faiz harcaması 326,7 milyar TL olarak gerçekleşti. 

Bütçe gelirlerinin neredeyse tamamının (7 aylık vergi geliri: 7,8 trilyon TL) vatandaşlardan toplanan ağır vergilerden oluşması, vergi dışı gelir kalemlerinin ve kamu üretim gücünün ne denli zayıfladığını kanıtlıyor. 

Geçmişte yapılan özelleştirmelerle kârlı kamu kuruluşlarının elden çıkarılması ve yer altı kaynaklarının ise yabancılara ve yandaşlara aktarılması, kamuyu tek gelir kapısı olarak vergilere ve ardından faizli borçlanmaya mahkûm etmiş durumda.

Hazine'nin tek bir günde........

© Yeni Mesaj