menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD’nin yaptırımları kendi geleceğini nasıl tehdit ediyor?

15 0
26.08.2026

Küresel siyasette ve uluslararası diplomaside tek taraflı ekonomik baskı politikaları, uzun yıllardır güçlü devletlerin rakiplerini diz çöktürmek adına en çok başvurduğu araçların başında geliyor.

Ancak günümüzde ABD'nin İran, Çin veya diğer bağımsız aktörler üzerinde yeniden tesis etmeye çalıştığı ağır ekonomik ambargolar ve finansal yaptırımlar, hedeflenen ülkeleri izole etmekten ziyade bizzat Washington'ın kendisini uluslararası alanda yalnızlaştıran küresel bir "negatif tepki" doğurmaktadır.

Geçmişte birinci Trump döneminde Çin ile başlatılan ve küresel piyasaları altüst eden ticaret savaşlarının nihayetinde Amerikan dev şirketlerine ve iç piyasasına büyük zararlar vermesi sebebiyle geri adımlarla sonuçlanması, bu durumun en somut tarihsel örneği.

ABD, küresel finansal araçları ve dolar sistemini stratejik bir ceza sopası olarak kullandıkça, kendi müttefiklerini ve geleneksel ticaret ortaklarını alternatif finansal arayışlara itmekte; neticede kendi ekonomik hegemonyasını kendi elleriyle zayıflatmaktadır.

Yaptırım siyasetinin ters tepmesi ve müttefiklerin alternatif arayışı

ABD'nin uyguladığı ikincil yaptırımlar ve gümrük vergisi duvarları, küresel tedarik zincirlerini bozarak Amerikan merkezli dev küresel şirketlerin üretim maliyetlerini dramatik biçimde artırıyor.

Birinci Trump döneminde Çin gibi ucuz iş gücü ve hammadde kaynağı olarak görülen merkezlerle yaşanan ticaret savaşlarında, 600'den fazla dev Amerikan şirketinin tepe yöneticilerinden (CEO) ABD yönetimine gönderilen uyarı mektupları, yaptırımların bizzat Amerikan ekonomisinin kalbine vurduğu darbeyi gözler önüne sermişti.

Üretim maliyetlerini düşürmek için küresel pazarlara açılan bu şirketler, kendi devletlerinin koyduğu ek vergiler ve kısıtlamalar yüzünden doğrudan mağdur olmuşlardı.

Trump yönetimi üzerindeki bu baskılar artınca, ABD, Çin ile yürütülen ticaret savaşlarını durdurmak zorunda kalmıştı. Bu başarısızlık sonrasında Trump'ın seçimleri kaybetmesiyle sonuçlanmıştı.

Bugün ise Almanya gibi enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı olan Avrupalı müttefikler,........

© Yeni Mesaj