menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Çerçeve Yasa’ bütünleşme mi, bölünme mi getirecek?

18 0
11.08.2026

TBMM Genel Kurulu'nda 467 oyla kabul edilen ve kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, kamuoyuna toplumsal barış ve terörün sonlandırılması vizyonuyla sunulmaktadır. 

Ancak 12 maddeden oluşan bu düzenlemenin detayları, sunuluş biçimi, Meclis'e getirildiği zamanlama ve içerdiği hukuki zafiyetler bütüncül bir yaklaşımla incelendiğinde, projenin milli bütünlüğümüze katkı sağlamaktan öte telafisi imkansız riskler taşıdığı net bir şekilde görülmektedir. 

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da vurguladığı üzere, adı "toplumsal birliktelik" olan bu metin, toplumu birleştiren esas ilkelerden yoksun; yalnızca PKK'lı teröristlere ceza ertelemeleri ve infaz kolaylıklarından ibaret, "toplumla alakası olmayan" dar bir çerçeveye sıkıştırılmıştır.

Sevr'in yıldönümü ve şeffaflıktan uzak süreç

Bir yasa teklifinin TBMM'ye getiriliş şekli ve takvimi, o teklifin arka planındaki siyasi iradenin ve niyetin en somut göstergesidir. 

Yasa teklifinin Meclis Genel Kurulu gündemine taşındığı gün, Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalamayı hedefleyen Sevr Antlaşması'nın 106. yıldönümüne (10 Ağustos) denk gelmiştir. 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın "Allah'ın günü mü kalmadı?" tepkisi ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'in bu zamanlamanın "bilinçli bir tercih ve tarihi bir simgesellik" taşıdığına dair tespiti son derece kritiktir.

TBMM'nin rutin çalışma takviminin dışında kalan pazartesi gününün seçilmesi ve görüşmelerin TBMM TV'nin yayın yapmadığı saatlere denk getirilmesi, sürecin milletin gözünden kaçırılarak, şeffaflıktan uzak bir anlayışla yürütüldüğünü kanıtlamaktadır. 

Zafer Partisi ve İYİ Parti liderliğinin belirttiği gibi, Türkiye'nin geleceğini doğrudan ilgilendiren bu derece hayati bir metnin........

© Yeni Mesaj