menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terefi kırmak: Olanı bölüşmek yetmez, pastayı büyütmek lazım

5 0
previous day

İbn Haldun'un devletlerin çöküşüne dair tezini bugünün Türkiye'sine uyguladığımız ilk yazımızda beş alamet saymış, her birinin ne ölçüde gerçekleştiğini tartışmıştık. Ardından o teşhise madde madde cevap vermeye başladık: dün, alametlerin ilki olan asabiyenin çözülmesini ele almış, çözüm olarak ortak mefkûre fikrini koymuştuk. Bugün ikinci maddenin, yani terefin — rahat, refah, bolluk içinde yaşamak, lüks, şatafat ile şımarma — çözümünü konuşacağız.

İkinci alamette teşhis şuydu: Türkiye'de çok az bir azınlık ve çoğunlukla da kamunun istismarıyla zenginleşmiş bir grup bu görüntüyü vermektedir. İbn Haldun'un aksine Türkiye'de refahın çürüttüğü bir toplum yok; refahı hiç görmeden bölünmüş bir toplum var. Tabanda bolluk değil borç birikti, tepede üretimden değil imtiyazdan beslenen bir katman oluştu.

O halde asıl mesele, küçülen bir pastayı bölüşmekten daha ziyade refahı üretmektir. Tabiki adaletli gelir dağılımını sağlamak devletin ana görevlerinden biridir. Ama devletin asıl ana görevi geliri büyütmektir. Ama nasıl? Bugün bunu açıklamaya çalışacağım.

Cumhuriyeti kuranlar bunu ilk günden anlamıştı. Kurtuluş Savaşı'nın topu susalı henüz aylar olmuşken, Lozan'da masa hâlâ kuruluyken, 17 Şubat 1923'te İzmir'de İktisat Kongresi toplandı. Ülkenin dört bir yanından çiftçi, tüccar, işçi ve sanayici temsilcileri bir salonda toplandı. Atatürk sözleri bize ışık tutuyor: "Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, iktisadi zaferlerle taçlandırılmazlarsa husule gelen zaferler payidar olamaz, az zamanda söner."

Bu bir öngörü değil, bir ders programıdır. Dün anlatmaya çalıştığımız istiklalin gövdesi buradadır.

Peki hedef nedir? Prof. Dr. Haydar Baş, Millî Ekonomi Modelinde bu soruya iki kelimeyle cevap verir: sürekli büyüme ve tam istihdam. Ekonominin amacı ne bütçeyi denkleştirmek, ne enflasyonu tek başına bir hedefe indirmek, ne de birilerinin kâr marjını korumaktır. Amaç, çalışabilecek durumdaki her insanın iş bulduğu ve üretimin kesintisiz büyüdüğü bir düzendir. Diğer her şey bunun aracıdır.

Bugün nerede olduğumuzu görelim. 2026'nın ilk yarısında ihracatımız 136........

© Yeni Mesaj