menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘İslamiyet’in edebi ve ahlâkı hayâdır’

27 0
29.03.2026

İnsanın kendisinde ahlak namına hiçbir bulgu rastlanmamasına rağmen kendini namus abidesi olarak görmesi çok enteresan değil mi? Evinden ve evdekilerden haberi yok başkasının evinden dem vurur. Ar perdesi o kadar yırtılmış ki kurumla gezer kendini adam sayar. Namussuzluğunu, şerefsizliğini savunmak için şerefli, onurlu ve de namuslu insanları karalar hiç utanmaz.

Bu tip insanlara artık toplum içinde rast gelmek zor değil. Eskiden bu tipler bir iki kişi olurdu. Şimdi toplumda bir iki sağlam kişi bulmak zor oldu. Ahlak erozyonuna uğrayan toplumumuzda artık arsızlar arlı, namussuzlar namuslu, hırsızlar beyefendi sayılmaya başladı. Adam beynamaz, namaz kılmaz ama dinden konuşur. Adam gayri ahlaki hayat yaşar edepten konuşur. Yalan konuşmak, masuma iftira atmak onlar için adeta bir yaşam biçimi olmuştur.

İşte günümüz insanının son hali bu. Bir rezillik baş almış gidiyor. Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.) hadis-i şeriflerde şöyle buyurmaktadır:

"Öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak, hainlere güvenilecek. İnsanlardan şahitlik etmeleri istenmediği halde şahitlik edecekler, yemin etmeleri istenmediği halde yemin edecekler." (Taberâni, XXIII, 314).

"Allah Teâlâ, ilmi kullardan soymak suretiyle çekip almaz. Ancak ilmi, âlimleri almak suretiyle ortadan kaldırır. Allah hiçbir âlim bırakmayınca da, insanlar birtakım cahil başlar edinirler ve onlara sorular sorarlar, onlar da ilimsiz fetva verirler. Bu yüzden de hem kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar." (Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13, 14; Müsned, 2/162).

"Şiddetli bir şekilde yaklaşan fitne........

© Yeni Mesaj