menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kupayı sistem kazandı

12 0
22.07.2026

2026 Dünya Kupası sona erdi. İspanya, finalde son şampiyon Arjantin'i uzatma dakikalarında bulduğu golle 1-0 mağlup ederek tarihindeki ikinci Dünya Kupası'nı kazandı. Ferran Torres'in 106. dakikada attığı gol, yalnızca bir final maçının değil, yıllardır sürdürülen bir futbol anlayışının da mührü oldu.

Finalden önce bütün gözler doğal olarak iki büyük futbol figürüne çevrilmişti. Bir tarafta kariyerinin muhtemelen son Dünya Kupası maçına çıkan Lionel Messi, diğer tarafta İspanyol futbolunun yeni dönemini temsil eden Lamine Yamal... Bu nedenle final, yalnızca İspanya ile Arjantin'in mücadelesi olarak görülmedi; geçmiş ile gelecek, tecrübe ile gençlik, son şampiyon ile yeni futbol düzeni karşı karşıya geldi.

Hatta bu finale, futbolun ötesinde siyasi anlamlar yükleyenler de oldu. İspanya'nın şampiyonluğunu Filistin adına kazanılmış sembolik bir zafer gibi yorumlayanlar vardı. Ben bu yaklaşımı doğru bulmuyorum.

Elbette spor toplumları etkiler; bazen ortak sevinçlerin, bazen de ortak vicdanın sesi olabilir. Ancak bir futbol maçının sonucunu, gerçek hayatta yaşanan insani trajedilerle özdeşleştirmek doğru değildir.

Filistin'de bugün kupalardan çok daha ağır bir gerçek yaşanmaktadır. On binlerce insan hayatını kaybetmiş, şehirler yıkılmış, milyonlarca insan yerinden edilmiştir. Böylesine büyük bir insani dram karşısında herhangi bir futbol takımının şampiyonluğu ne Filistin halkının acısını hafifletir ne de sahadaki gerçekleri değiştirir.

Bir maçın sonucunu, sanki diplomatik bir başarı elde edilmiş ya da Filistin davası adına somut bir kazanım sağlanmış gibi değerlendirmek de isabetli değildir. Filistin meselesi, bir futbol finalinin sonucundan bağımsız olarak ele alınması gereken hukuki, siyasi ve her şeyden önce insani bir meseledir.

Bu nedenle Dünya Kupası'nı........

© Yeni Mesaj