Bir millet nasıl ayağa kalkar?
Tarih, ayağa kalkmayı başaran milletlerin hikâyeleriyle doludur.
Ancak dikkat edilirse, hiçbir millet yalnızca silahıyla, parasıyla ya da nüfusuyla ayağa kalkmamıştır.
Önce fikri ayağa kalkmıştır.
Sonra insanı…
Ardından devleti…
Ve en sonunda ekonomisi…
Bugün gelişmiş ülkelere baktığımızda ortak bir özellik görürüz.
Almanya, II. Dünya Savaşı'nın ardından neredeyse tamamen yıkılmıştı. Şehirleri harabeye dönmüş, sanayisi çökmüş, milyonlarca insanını kaybetmişti. Buna rağmen kısa sürede Avrupa'nın üretim merkezi hâline geldi.
Japonya, Hiroşima ve Nagazaki'de tarihin en büyük yıkımlarından birini yaşadı. Fakat birkaç on yıl içinde dünyanın teknoloji devi oldu.
Güney Kore, 1960'lı yıllarda dünyanın en yoksul ülkeleri arasındaydı. Bugün ise dünyanın en büyük sanayi ve teknoloji ihracatçılarından biri.
Bu ülkelerin ortak noktası neydi?
Doğal kaynakları mı?
Hayır.
Petrolleri mi?
Hayır.
Altın madenleri mi?
Hayır.
Ortak noktaları; üretime dayalı bir kalkınma anlayışını benimsemeleri, eğitime yatırım yapmaları, bilim ve teknolojiye önem vermeleri ve en önemlisi de millet olarak ortak bir hedef etrafında birleşmeleriydi.
Çünkü hiçbir millet yalnızca para basarak zenginleşmez.
Hiçbir millet yalnızca borçlanarak kalkınmaz.
Hiçbir millet yalnızca sloganlarla........
