Kuralsızlık hegemonyası mı? Güç gösterisi ve sessizlik
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşinin ülke dışına zorla çıkarılması olayı, artık yalnızca bir egemenlik ihlali tartışması değildir. Bu gelişme, küresel ve bölgesel siyasetin işleyişine dair daha derin bir kırılmayı görünür kılmıştır. Tekil bir operasyon gibi sunulsa da yaşananlar uluslararası düzenin hangi kurallarla ve kimler tarafından işletildiğine dair temel soruları yeniden gündeme taşımaktadır.
Ancak asıl dikkat çekici olan, bu olayın Latin Amerika ülkeleri açısından taşıdığı örtük ama güçlü mesajdır. Açıkça ifade edilmese de satır aralarında şu uyarı okunmaktadır:
"Venezuela'laşmayın; aksi halde sonuçları ağır olur."
Egemenlik ilkesinin sınandığı bir eşik
Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesi, devletlerin egemen eşitliğini ve iç işlerine müdahale yasağını uluslararası sistemin temel normu olarak tanımlar. Bu norm, savaş sonrası düzenin kırmızı çizgilerinden biridir. Ne var ki Venezuela örneği, bu çizginin özellikle büyük güçler söz konusu olduğunda ne denli esnek yorumlanabildiğini göstermiştir.
Burada belirleyici olan, olayın hangi gerekçelerle savunulduğu değil; nasıl mümkün hale gelebildiğidir. Uluslararası hukuk, yalnızca metinlerden değil, o metinlerin ihlali karşısında gösterilen tepkilerden güç alır. Tepkinin zayıf olduğu her durumda, bir sonraki ihlalin maliyeti düşer; istisna yavaş yavaş normalleşir.
Zamanlama tesadüf değil
Bu gelişmenin zamanlaması rastlantı değildir. Küresel güç rekabetinin Ukrayna ve Tayvan ekseninde yoğunlaştığı bir dönemde Latin Amerika uzun süredir "ikincil cephe" olarak görülmektedir. Tam da bu nedenle bölge, büyük güçlerin daha düşük maliyetle mesaj verebildiği bir alan haline gelmiştir.
Venezuela'nın ekonomik kırılganlığı, bölgesel örgütlerin (OAS ve benzeri yapılar) sınırlı etkisi ve Latin Amerika ülkeleri arasındaki siyasi parçalanmışlık, bu tür bir eylemi mümkün kılan zemini oluşturmuştur. Dolayısıyla mesele yalnızca dış müdahale değil; iç ve bölgesel zayıflıkların dış baskıyla kesişmesidir.
Uyuşturucu söylemi: Gerçek tehdit mi, seçici araç mı?
Olayın gerekçelendirilmesinde öne çıkan başlıklardan biri, Latin Amerika için tanıdık bir söylemdir: uyuşturucu ile mücadele. Bu........
