menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kanada'ya Avrupa kapısı açılıyor mu: AB neyin peşinde?

10 0
18.09.2026

Avrupa Birliği Kanada'ya yeni bir kapı açmak istedi. Fakat bu kapının anahtarı henüz Brüksel'in elinde bile değil.

 

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in 16 Eylül'de Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada Kanada Başbakanı Mark Carney'ye, ülkesinin AB'nin ilk "ortak üyesi" olması için kapıyı açmak istediğini söylemesi bu nedenle sıradan bir diplomatik açıklama değildi. Kanada Başbakanı'nın da hazır bulunduğu konuşmada ortaya atılan öneri, Avrupa ile Kanada arasındaki ilişkilerin mevcut ticaret anlaşmalarının ötesine taşınabileceğini gösterdi. Fakat aynı anda Avrupa Birliği'nin kendi içinde cevaplaması gereken yeni bir soru ortaya çıktı: Avrupa kıtasının dışında bulunan bir ülkeyle ne kadar ileri bir ortaklık kurulabilir ve bunun kuralları nasıl belirlenebilir?

 

Yeni bir ortaklık arayışı

 

Çünkü bugün AB antlaşmalarında "ortak üyelik" adıyla tanımlanmış bir statü bulunmuyor. Strasbourg'da ortaya atılan fikir bu nedenle mevcut bir üyelik mekanizmasının işletilmesinden çok, yeni bir ortaklık biçiminin siyasi olarak gündeme getirilmesi anlamına geliyor. Bu modelin hangi hakları, hangi yükümlülükleri ve hangi karar alma imkanlarını içereceği henüz belli değil. Kanada'nın Avrupa pazarına daha fazla erişim elde etmesi, savunma sanayii projelerinde daha kapsamlı işbirliği yapılması, kritik mineraller, enerji, yapay zeka, uzay ve dijital ticaret alanlarında ortak programlar geliştirilmesi mümkün. Nitekim Carney yönetimi de CETA'nın ötesine geçilerek daha güçlü ve kapsamlı bir ittifak kurulmasını savunuyor. Kanada tarafının açıkladığı başlıklar arasında kritik mineraller, savunma sanayii, yapay zeka ve işlem kapasitesi, enerji güvenliği, uzay, finansal hizmetler ve dijital ticaret bulunuyor.

 

Ancak bütün bunların siyasi ve hukuki bir karşılığı olmak zorunda. Kanada, AB'nin kurallarını belirleyen masaya ne kadar yaklaşacak? Avrupa pazarına daha fazla erişim elde ederse bunun karşılığında hangi düzenlemeleri kabul edecek? AB kararlarında söz sahibi olacak mı, olacaksa ne ölçüde? Yoksa tek pazarın bazı imkanlarından yararlanırken karar alma mekanizmasının dışında mı kalacak? Avrupa'nın mevcut ortaklık modelleri bu soruların bazılarına fikir verebilir. Fakat Kanada için hazır bir formül bulunmuyor. Dolayısıyla asıl tartışma "ortak üyelik" adından çok, bu kavramın altında nasıl bir hukuki ve siyasi çerçevenin oluşturulacağı üzerinde yoğunlaşacak.

 

Üstelik mesele........

© Yeni Mesaj