ABD'nin güvenilirlik sınavı: Rusya, Ukrayna ve Trump’ın Kongre mücadelesi
3 Kasım'da yapılacak ABD ara seçimleri, Donald Trump'ın Kongre'deki gücünü belirleyecek. Sonuçlar yalnızca Washington'daki siyasi dengeleri değil, Rusya-Ukrayna savaşına yaklaşımı ve Avrupa'nın güvenlik hesaplarını da etkileyebilir. Trump'ın Moskova ile anlaşma arayışı sürerken Ukrayna'nın savunma ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı, Amerikan dış politikasının önündeki temel sorunlardan biri. Başkanın dış politika yetkileri seçimlerle ortadan kalkmayacak; ancak Kongre'deki çoğunluk askeri yardım bütçeleri, yaptırımlar ve yönetimin kararlarının denetlenmesi üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle seçim sonrasında asıl mesele, Trump'ın Rusya ile uzlaşma politikasını hangi şartlarla sürdüreceği ve bu politikanın ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerini nasıl etkileyeceği olacak.
Moskova ile anlaşma, Kiev için risk
Rus dizelinin yeniden ABD'ye ve küresel pazarlara sevk edilmesini öngören anlaşma, Trump yönetiminin yaklaşımını somutlaştırıyor. Washington bu adımı enerji arzını artırma, yakıt fiyatlarını düşürme ve Moskova'yı müzakereye yöneltme çabasıyla ilişkilendiriyor. Anlaşma kapsamında Rusya'dan ABD'ye yaklaşık 40 bin metrik ton dizel taşıyan bir tanker yola çıktı. Ancak bu miktarın Amerikan yakıt fiyatlarını belirgin biçimde düşürmesi beklenmiyor. Buna karşılık Rusya'nın enerji ihracatından gelir elde etmesi, Ukrayna'nın itiraz ettiği konular arasında. Washington'ın hesabı, ekonomik esnekliğin Kremlin'i diplomatik tavizlere yöneltebileceği düşüncesine dayanıyor. Fakat Rusya'nın ihracat imkanları genişlerken savaşın sona erdirilmesine yönelik somut bir ilerleme sağlanamazsa, anlaşmanın siyasi maliyeti artacaktır.
Ukrayna'nın hava savunması da bu tartışmanın diğer yüzü. Patriot sistemleri için gerekli önleyicilerin tedarikindeki gecikmeler, Kiev'in Rus füze saldırılarına karşı savunmasını zorlaştırıyor. Amerikan askeri yardımının tamamının durduğu söylenemez; ancak kritik mühimmatın zamanında ulaşmaması bile sahadaki hesapları etkileyebilir. Washington bir yandan Moskova'yı masaya çekmeye çalışırken diğer yandan Ukrayna'nın savunma kapasitesini korumak zorunda. Rusya, ABD ve Ukrayna arasında teknik düzeyde yeni görüşmelerin kasım ayının ilk yarısında yapılması gündemde. Abu Dabi olası mekanlardan biri olarak öne çıksa da görüşmelerin kesin tarihi ve yeri konusunda netlik bulunmuyor. Rusya'nın 4 Kasım sonrasında görüşmelere hazır olduğunu bildirmesi,........
