menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Modern kölelik

18 0
04.10.2026

İnsan her pazar aynı rüyanın peşine düşüyor. Sosyal medyayı bir açıyorsun, yemyeşil dağ manzaraları, sessiz sakin köy evleri.

Ege'nin o pırıl pırıl denizine nazır çekilmiş fotoğraflar. Herkesin dilinde aynı ezber var. 

Ah bir imkanım olsa da Ege'de bir sahil kasabasına yerleşsem.

Peki, gerçekten öyle bir hayata alışkın mıyız? Yoksa sadece kaçmak mı istiyoruz?

O çok özenilen sakin hayatın bedeli para, parayı kazanmanın bedeli ise zaman. 

Zamanımızı satıyoruz, tükeniyoruz, yoruluyoruz. Hatta yorulmadan, kestirmeden o hayata kavuşmak isteyenlerin girdiği türlü maskaralıkları, kontrolden çıkan illegal yaşamları, çürüyen hayatları hep birlikte izliyoruz.

Oysa soru çok basit.

Hem zamanı ve kendimizi tüketmeden hem de mutlu bir hayat yaşayamaz mıyız?

Bu sorunun cevabı, neyden tatmin olduğumuzla ve neye kıymet verdiğimizle alakalı. 

Bize sürekli uzakta bir cennet vadeden sisteme inandığımız için yanı başımızdaki zenginliği görmüyoruz.

Alın Gebze'mizi örneğin. Ege kasabası diye iç geçiren insan, başını kaldırıp Eskihisar'a bakıyor mu acaba? 

Yanı başımızdaki Eskihisar Sahil Köyü, tarihi kalesi, kıyıya yanaşan balıkçı tekneleri, sahile vuran dalga sesleri ve gün batımındaki o eşsiz manzarasıyla tam anlamıyla bir Ege kasabası havası taşımıyor mu? 

Ha Ege'nin şirin bir sahil köyü, ha bizim Eskihisar'ımız.

Aradaki tek fark, birine gitmek için yollara........

© Yeni Mesaj