menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Millî Güvenlik Kurulu, PKK’ya ‘terör örgütü’ dedi

19 0
yesterday

Böyle bir başlık atacağımı hayal bile edemezdim. AKP ve de MHP sayesinde bu başlığı da attık.

Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Adalet Bakanı, Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı'ndan oluşan MGK, 8 Nisan'da Sayın Erdoğan'ın başkanlığında toplandı.

Toplantı konuları 8 başlıkta paylaşıldı. İlk iki madde oldukça dikkat çekiciydi.

1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ VE DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında kurula bilgi sunulmuştur.

2. Terörsüz Türkiye hedefi ve terörsüz bölge vizyonuna ulaşılması için yürütülen çalışmalar ele alınmıştır. çevremizde yaşanan savaş, çatışma ve tahriklerin süreci sabote etmesine izin verilmeyeceği ve terörün milletimizin gündeminden geri dönmemek üzere çıkarılacağı vurgulanmıştır."

Ben akledebilen, düşünen ve karar verebilen bir insanım. Açık söyleyeyim bu iki madde karşısında çaresiz kaldım. Ne yapılıyor, ne demek isteniyor, anlayamadım.

Terörü lanetlemek

Toplantıdan önceki gün Sayın Erdoğan bir açılıştı, İstanbul'da boş olan İsrail konsolosluğuna yapılan saldırı için 'terörün her türlüsünü lanetliyorum, terörün her türlüsüyle mücadelemizi sürdürecek, alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye'nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz' dedi.

Tabi ki olması gereken, yapılması gereken budur. Ama 'aması' var.

Terör eylemlerini kim gerçekleştirir? Teröristler. Peki, teröristlerin oluşturduğu yapıya ne denir? Terör örgütü.

PKK ile masaya oturan kim? AKP.

PYD/YPG, Salih Müslim ile görüşen kim? AKP.

FETÖ ile yürüyen kimdi? AKP.

Barzani'nin militanlarını Suriye'deki SDG'ye katılmaları için ülkemizden geçmelerine izin veren kimdi? AKP.

IŞID'ı (DEAŞ) 'öfkeli gençler' olarak tanımlayan kimdi? AKP.

ÖSO ve HTŞ'yi destekleyen kimdi? AKP.

Dedim ya! Ben akledebilen, düşünen ve karar verebilen bir insanım. Yapılanlarla, tanık olduklarımızla, söylenenler karşısında çaresiz kaldım.

Daha bir ay dolmadı

Bu ülkede, kanunlarımızın verdiği yetkiyle milletvekili olan, dokunulmazlık zırhına bürünene ve balca maaş alan  bir şahıs (DEM'li Tülay Hatimoğulları) çıkıp dedi ki: 'İktidara ve devlete sesleniyorum. Kürt halkı, kendi ülkelerinde, kendi başkentlerinde entegrasyona hazırdır'.

Kandil'den Murat Karayılan'da: 'Çözüm olursa, buna hazırız. Olmazsa, yani çözümsüzlük hali gelişirse, o duruma da hazırız' dedi.

Bu resti, bu isyanı, bu başkaldırıyı, bu tehdidi Sayın Erdoğan ve MGK üyeleri duymazdan geldi.

Devlet Bahçeli, MHP-CHP duymazdan geldi. Haliyle asker ve emniyet güçleri görmezden geldi.

Yargı kanunların gereğini yapamadı. Medya gündemine alıp, 'Hangi ülke? Hangi başkent? Neyin entegrasyonu?' gibi soruları soramadı.

PKK'yı terör örgütü olarak tanımlayıp, terörün her türlüsünü lanetleyip sonra onlara alan açmak terörle mücadele olmasa gerek!

İlginç olan ise

1 yıldan fazladır Öcalan'ı, Demirtaş'ı özgürlüğe kavuşturmak için kendi kırmızı çizgilerini silen Devlet Bahçeli geçen hafta süreçle ilgili 'aceleye getirmenin alemi yok' sözleriydi.

Daha ilginci ise Sayın Erdoğan 1 Nisan'da: 'Biz bu sürecin tarafı değiliz, sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz' sözleriydi.

Yok, 1 Nisan şakası değil. Gerçekten bu cümleyi kurdu.

Şaşkınlığım ise devletimize, milletimize, güvenlik güçlerimize kurşun sıkan terör örgütü ile masaya oturanların, 'kime kılıç kaldırıyorsunuz' diyerek 5 teğmenimizi ordudan atmalarıdır.

Yeni nizam

Ülkemizde PKK-IŞID-DEAŞ-FETÖ ve diğer terör örgütleri…

Bölgemizde Filistin, Gazze, Lübnan katliamları. Suriye'nin bölünmesi. İran'ın, emperyalistlere, Siyonistlere karşı savaşı…

Sayın Erdoğan dedi ki:

'Türkiye artık sadece izleyen değil, küresel planda yeni nizamın kurucu aktörlerinden biridir. Savunma sanayiinde ulaştığımız seviye, bizi sadece bölgesel bir güç yapmadı; aynı zamanda dünyada oyun kuran, oyunbozan ve rol belirleyen bir ülke konumuna yükseltti'.

İlginç!

Keşke hepsini değil sadece Gazze'de kurulan oyunu ve ülkemize yönelik göç istilası oyunlarını bozsaydınız.


© Yeni Mesaj