menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fakir değiliz, fakir bırakıldık

17 0
previous day

Devlet ve millet olarak özetimiz budur. Sayın Erdoğan bir taraftan ihracat rakamları üzerinden ekonomik şahlanış, büyüme cümleleri kurarken diğer taraftan Mehmet Şimşek İran, ABD-İsrail savaşının mazeret göstererek enflasyonu, maliyet patlamasını aklamaya çalışıyor.

Sonra bakıyorsun, 'biz, ekonominin kitabını yazdık' diyenler yabancı sermayeye 'gel, gel' çağrısı yapıyor.

Ben, ekonominin kitabını filan yazmadım ama ekonominin kitabını okudum. Anladım ki, aldatılmışız.

Bu toprakların altında yok, yok. Bu toprakların üstünde de yok, yok. Her şey var ama inkar edilerek, milletten saklanmış.

Okuduğum ekonomi kitabının yazarı Merhum Prof. Dr. Haydar Baş, 'hazine üzerinde oturan dilenci' tabiri ile bu durumumuza dikkat çekmişti.

Nasıl dilenci yapıldık?

Bakın! İktidar, 'bizim zengin altın madenlerimiz, petrol, doğalgaz kaynaklarımız yok' derken, muhalefet susarken Millî Ekonomi Modelinin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş, batılı bilim insanlarının tespitlerini kaynak göstererek, 'işlenmemiş hali ile 3 katrilyon dolarlık yeraltı ve yer üstü kaynağı bulunmaktadır' diyor ve altın rezervlerine dikkat çekerek şu vurguyu yapıyordu:

'Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1933 yılında bu cevheri açığa çıkartmak için çalışma başlatmasına rağmen ondan sonra bu faaliyetler adeta durdurulmuş ve ısrarla ülkemizde altın olmadığına dair kamuoyuna yanlış bilgiler aktarılmıştır.

Bir taraftan ülkede altın ne arar haberleri yapılırken bir taraftan da ülke topraklarında özellikle son 20 yıl içerisinde kazılmadık yer bırakılmamıştır.'

Bugün Enerji Bakanı 'eski tespitlere göre ülkemizde 6 bin 500 ton altın rezervi olduğunu, yeni araştırmalarla bunun 10 bin tona çıkabileceğini'........

© Yeni Mesaj