Bu ülkeyi bu hale ben mi getirdim?
Yapılanlara, yaşananlara, söylenenlere bakıyorum, devletim ve milletim adına üzülüyorum. Bu üzüntüm sadece devletin kaynaklarının talanı, milletin açlığa mahkumiyeti ve sürekli bedel ödeyen konumunda olması değil.
Asıl üzüntüm her gün her ay her yıl ilahi bir yüzleşme gerçekleşiyor, aynalar önümüze geliyor. Ne iktidar ne muhalefet ne de milletimiz kendisi ile yüzleşmek istemiyor, yüzleşmekten kaçıyor.
Bu ülkeyi 25 yıldır AKP yani Erdoğan yönetiyor. Başta Sayın Erdoğan olmak üzere AKP'nin kurmay kadrosu gerek iktidar olmadan önce ve gere ise iktidarları döneminde hangi lideri, hangi partiyi, hangi yapıyı, hangi kişiyi ne ile kınadılarsa aynıyla veya daha fazlasıyla kınandılar, kınanıyorlar.
Neye karşıydıysalar ona, taraf oldular. Kime düşman idiyseler ona, dost oldular. Neyi yapmayacağız, yaptırmayacağız, dedilerse onu yaptılar, yaptırdılar.
İşte fon patlağı
İktidar ve ittifakı, 'başkaları gibi hak yiyenleri savunmayız' sözleri ile muhalefeti hedef alıp, 'kul hakkı, milletin malı' kavramları ile hassasiyetlerini öne çıkarıp, 'kim olursa olsun hesap sorulacak, gereği yapılacak' gibi cümlelerle yine kendilerini öne çıkardılar.
Bu ülkede tek söz sahibi sizsiniz. Nasıl haberiniz olmaz? Neden hala başkalarını hedef gösteriyorsunuz?
Hesap sorulacak, gereği yapılacak
Yaşadığımız fon skandalında iktidarın asıl korkusu özellikle yabancı sermayenin ürküp, ülkeden kaçması.
Peki, ülkemizdeki yerli ve yabancı sermaye sahipleri paralarını hizmet, üretim sektöründe mi kullanıyor yoksa bankacılık ve borsa-finans sektöründe mi?
En az % 80'ni banka yani faiz ile paradan para kazanma ve borsa sektöründe.
Sayın Erdoğan........
