menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Milliyiz ama Takım değiliz!

22 0
26.09.2026

Bildiğiniz üzere; A Millilerimiz, yirmi dört yıl aradan sonra Dünya Kupası finallerine katılarak turnuvada D Grubu'ndaki ilk maçında Avustralya'ya, ikinci maçında ise Paraguay'a yenilerek iki maçta elenen takımlardan birisi olmuştu.

Ancak son maçında da formalite niteliği taşıyan karşılaşmada ABD'yi uzatma dakikalarında bulduğu golle mağlup edip bu önemli organizasyona 3 puanla veda eden A Milli Futbol Takımımız, o gündür bu gündür acaba değişir mi diye de merak ve beklenti oluşmuştu.

Ülke olarak her ne kadar büyük üzüntü yaşamış olsak ta ‘Bizim çocuklar’ düsturu ile destek ve güven vermeye devam ettik elbette devam da edeceğiz.

Ancak gel gör ki bu destek ve güven birilerinin rehaveti olmuş…

Malum; Dünya kupası hezimetinin sonrasında A Millî Takımımız, tarihinde ilk kez mücadele ettiği UEFA Uluslar A Ligi'nde 1. Grup'taki açılış maçında Koceli'de konuk ettiği Fransa'ya 1-0 mağlup oldu.

‘Ya bunda ne var, her takım mağlup olabilir, kazanabilir, berabere kalabilir’ diye düşünüyoruzdur mutlaka ancak, bu mağlubiyet elbette futbolun içinde olan gerçeklerden birisidir.

Beni geren mağlubiyet veya yapılan hata sonucu yenen bir golün üzüntüsü değil, beni geren maç boyunca sahada bal yapmaz arı gibi verilen mücadele ve birbirinden kopuk oyuncuların ne yaptığını bilmemesi.

Burada hemen Arda’nın hakkını teslim etmek gerek, maç boyunca verdiği mücadele girdiği pozisyonlardaki muhteşem efor ve yeteneği ile Dünya kupası sonrasında (kendi takımındaki performansı hariç) Milli Takımda “geçmişi unutturup geleceği güvenle baktıracak” en olumlu futbolcu oldu benim........

© Yeni Meram