Korkulan oluyor mu ne?
İnternette dolaşan şu haber pek önemli: “Yapay zekâ ilk kez bir devlete saldırdı, ortalık karıştı. OpenAI, ( Y. Zeka şirketi, Saldırıyı yapan yazılımın sahibi) ‘Modellerimiz, amaçlamadığımız eylemlerde bulundu…"
İletişim ve ulaşımdaki baş döndürücü gelişmeler, tüm dünyayı küresel bir köye çevirdi Dünyadaki insanları, bilhassa çocukları ve gençleri, aynı tornadan çıkmış gibi birbirinin aynısı yapan dijital imparatorluğun, yapay zekâ ile geldiği noktada işler çok karıştı. Yapay zekânın “tüm insanlığı yok edeceği” fikri ile “Yok yahu! Onun gelişmesiyle insanlar çalışmadan, geçim derdinden kurtulacaklar; gezip tozup eğlenecekler; eşleriyle, dostlarıyla sohbet edip gönüldaşlarıyla ibadet yapacaklar.” görüşü kıyasıya mücadele ediyor.
Ben daha önce ikinci maddeyi öne çıkaran birkaç yazı yazmıştım. Tabii konunun uzmanı olmadığım için bu konudaki görüşlere birkaç fikir katarak bu işi yapmıştım.
(Bu arada, bu işin nereye varacağıyla ilgili —olumlu ve olumsuz yönleriyle— en yetkili ağızlar bile net bir şey söylemekten kaçınıyorlar. “Bilemiyoruz.” demekle yetiniyorlar.Yetkililerden kastım, yapay zekâ sistemlerinin sahibi olan şirketlerin sahipleri ve CEO’ları.) Bugün medyaya düşen, girişte bahsettiğimiz Avustralya hükümetinin sağlık verileri portalına yönelik siber saldırı haberi, yapay zekâya olumsuz bakanları haklı çıkaracak türden.
YAPAY ZEKÂYA OLUMLU VE OLUMSUZ BAKANLARA BİRKAÇ MİSAL
Küreselciler, bu işe yatırım yapanlar, “Bilimde sınır yoktur; gidebildiği yere kadar gitsin. Oh be! Robotlar çalışacak, insanlar hayatını yaşayacak.” diyenlerin oluşturduğu grup ile; “Maazallah! Bu gidişle insan nesli robotların emrine girecek, yapay zekâ insanlara........
