Guterres Müdahalesi
BM Genel Sekreteri Guterres alışılmışın dışına çıkarak ya da beklenenin aksine Erhürman’ı tek başına New York’ta görüşmeye davet etmesi, BM’nin öteden beri canlandırmaya çalıştığı toplumlararası müzakereler açısından önemli bir müdahale olarak kabul edilmelidir.
Bilindiği gibi Guterres, müzakerelerin koptuğu 2017 yılından beri, BM GK’nin de desteğini alarak iki önemli unsuru sürekli vurgulamıştır.
Bunlardan birincisi, iki toplumun günlük yaşamını kolaylaştıracak adımların atılması şeklinde özetlenen, çoğunlukla yeşil hat üzerinde, iki toplumu birbirine bağlayan yeni geçiş güzergahlarının açılması şeklinde anlaşılan, ama aslında çeşitli alanlara uygulanabilecek olan dar kapsamlı güven yaratıcı önlemlerdir.
İkincisi ise, müzakerelerin yeniden başlatılmasını sağlayacak ortak bir zeminin yaratılmasıdır. Güven yaratıcı önlemler de zaten, kısa vadede iki topluma sağlayacağı kolaylıkların yanında, bu ikinci amaçla da ilişkilendirilmiştir.
Ama, BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Maria Holguin’in tüm ısrarlı çabalarına rağmen yeni geçiş kapılarının açılması ‘yeni dönem’de umulmasına rağmen, mümkün olmamıştır.
Tatar döneminden başlamak üzere, KıbrıslıTürk tarafı, Haspolat bölgesinde açılacak bir kapının iki taraf arasında yeşil hat üzerinden yapılan geçişlerdeki yoğunluğu azaltacağını haklı olarak ileri sürmüştür. Bu talep, Erhürman döneminde de yine haklı olarak yinelenmiştir.
KıbrıslıRum tarafı ise, 1974 savaşı sonrasında Lefkoşa’yla bağlantısı uzayan Kiracıköy’ün ve Erenköy’ün batısında kalan bölgelerin durumunu dikkate alarak haklı taleplerde bulunmuştur.
Bu talepler Tatar döneminde ‘Rumlar transit geçiş istiyor’ gerekçesiyle reddedilmiştir. Anlaşıldığı kadarıyla Erhürman döneminde de bu taleplere olumlu bir yanıt verilmemektedir.
KıbrıslıRum tarafı ise ihtiyaçlarının kiracıköy ve Erenköy’de kolaylık........
