menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Ortadoğu’da savaş devam ederken, 1963’ü, 1974’ü hatırlıyorum… Hangi sebepten olursa olsun, insanları öldürenleri affetmiyorum…”

17 0
31.03.2026

(Araştırmacı yazar Ulus Irkad, Ortadoğu’da savaş devam ederken, 1963’ü ve 1974’ü hatırlıyor, “Hangi sebepten olursa olsun, insanları öldürenleri affetmiyorum” diye yazıyor… Yazısını teşekkürlerimizle iktibas ediyoruz… S.U.)

Ortadoğu’da başlayan savaş sıcak savaş olarak o bölgede devam edip binlerce insanı mahvederken, ekonomik etkileri artık tüm dünyayı da etkilemeye başladı. Hükümetler kemer sıkma politikalarına evriliyor. Benzin istasyonları dolup dolup taşıyor veya insanlar artık aldıkları maaş veya ücretlerle bu sıkıntıları nasıl aşabilecekleri telaşına koyuldular. Bir yandan da savaşlar da günümüzde evrimleşti. Mızraklı savaşlardan füzeli savaşlara geçip insan ölümlerini çoğaltıp kolaylaştırdı savaş isteyen egemen kesimler…

Yaşım 69…Bundan 63 sene önce yaşadığım savaşı düşünüyorum. Ellerde “brengun” ve baba piyadeler, stenler ve tomsonlar vardı. Dom-dom kurşunları iki defa patlardı. O zamanlar da sivil insanlar öldürülürdü. Yollar kesilir sivil-masum insanlar başka yerlerde öldürülenlere misilleme olsun diye yollardan, köylerden alınıp götürülürdü. Masum insanlar baş hedefti. Katliam yapanlar, bu katliamın başka yerlerde de masum insanların öldürüleceğini detaylı olarak düşünmezlerdi veya düşünmek istemezlerdi. 1964 yılında, Baf çarpışmaları sırasında tank haline getirilen bir buldozerin bulunduğumuz mahalle doğru ilerlerken korkudan ne yapacağımı bilmez halde o 7 yaşımda ağladığımı hatırlıyorum…

1974 yılında mevzideydim…

1974 yılında mevzideydim. Benim gibi etrafımda akranım bir çok çocuk vardı. Baf, toplasanız belki de 2000 kişilik bir kantondu (Enklavdı). Ertafta bizi düşman bellemiş bir Yunan Cuntası ve EOKA B Ordusu vardı. Başımızda bir rahmetli komutan “Ben bu kadar çocuğu vurdurmam” (Mücahit azlığından ötürü 14 ve 12 yaşındaki çocuklar da mevzilere çağrılmıştı) diyerek belki de merkezin de emriyle teslim şartlarını kabul etmişti. Ama sivil halkı mevzilenerek onları öldürtmemişti (Hamas Gazze’de böyle davranmadı.) Katliam da oldu ama çoğumuz hayatını kurtarmıştı. Başımızdaki komutan olgun, nazik ve de insan kayıplarının olmamasını hedefliyordu. Bence teslim olmamıza rağmen o savaşın galibi o komutandı…

Üçüncü Dünya Savaşı Başladıysa…

Şimdilerde İsrail ve ABD’nin devlet adamları insan kayıplarından dolayı zerre kadar beis görmüyorlar. Trump, saldıracağı ülkelerde, önce para ve mal pazarlığına girişiyor. İnsan canları gidiyor. Kadınlar, çocuklar öldürülüyor. İran’ın molllaları değil, benim tek üzüntüm ölen masum insanlar ve canlar... 7 Ekim saldırısında da ölen Yahudiler de insandı. Netenyahu ve onun gibilerine ve Trump’la Netenyahu’ya lanet okuyorum aynen ABD ve Avrupa çoğunluk barışseverleri gibi.

Gene de Barış’ı savunmalıyız

Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nı, Kıbrıs Olaylarını gören insanlar nasıl savaş yanlısı olarak ortaya çıkarlar? Yoksa nesiller değişti ve o acı deneyimleri yaşamayan psikopat liderler mi bizleri devralıp dünyayı katletmekte? Gazze’de de öldürülenlerin acısını kalbimde duyuyorum. Gazzede’de yaşayan insanların açlık çağrıları ve acıları benim de derdim.

Hangi sebepten olursa olsun, insan öldürenleri, şehirleri mahvedenleri affetmiyorum.

İnsanların mutlu olacağı, yeniden insanların mutlu olup birarada yaşayacakları, acıların, problemlerin olmayacağı bir Dünya istiyorum.

Çok şey mi istiyorum acaba?

“ABD'nin İran'da rejimi değiştirdiği darbe: 1953'te Musaddık nasıl devrildi?”

María Elena Navas/BBC

İranlılar ülkelerinin tarihinde bir dönüm noktası olan darbeyi "28 Mordad" diye biliyor.

19 Ağustos 1953'te, ABD ve İngiltere'nin istihbarat teşkilatları CIA ve MI6'in düzenlediği........

© Yeni Düzen