Eğirdir Gölü’ne Bir Yolculuk
Göller Yöresi’ne doğru yaptığım yolculukta, Isparta’nın huzurlu atmosferi içinde ilerlerken karşıma çıkan Eğirdir Gölü, daha ilk anda insanı kendine çeken büyüleyici bir manzaraya sahipti. Uzaklardan bakıldığında gökyüzüyle bütünleşmiş gibi duran bu göl, yaklaştıkça tüm ihtişamını gözler önüne seriyor. Sakinliği, berraklığı ve çevresini saran dağların yansımasıyla adeta Bob Ross’un bir tablosunu andırıyor.
Isparta il sınırları içerisinde bulunan bu göl, sahip olduğu jeolojik yapısı, biyolojik çeşitliliği ve çevresinde gelişen yerleşimlerle hem bilimsel hem de turistik açıdan büyük bir değer taşımaktadır.
Gölün kıyısına ulaştığımda ilk dikkatimi çeken şey, suyun dinginliği oldu. Hafif bir rüzgârın yüzeyde oluşturduğu dalgalar, güneş ışığının yansımasıyla göz kamaştırıcı bir parıltı oluşturuyordu. Yaklaşık 150 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip olan Eğirdir Gölü, sadece büyüklüğüyle değil, taşıdığı doğal ve coğrafi özelliklerle de oldukça etkileyici.
***Kuzeyde Hoyran, güneyde Eğirdir olarak ikiye ayrılan göl, Kemer Boğazı adı verilen dar bir geçitle birbirine bağlanıyor. Bu doğal ayrım, göle farklı bir karakter kazandırıyor...
***Eğirdir Gölü’nün oluşum hikâyesi de en az görüntüsü kadar ilgi çekici. Yüzlerce, hatta binlerce yıl önce meydana gelen tektonik hareketler ve karstik olaylar sonucu oluşan bu göl, zamanla yağışların etkisiyle dolarak bugünkü halini almış. Bir anlamda doğanın sabırla şekillendirdiği bu göl, geçmişten günümüze uzanan bir doğa harikası.
***Göl çevresinde dolaşırken sadece suyun değil, yaşamın da ne kadar zengin olduğunu........
