Bağseven ile “Biomorphs” Üzerine
Girne’de 30 Ocak – 7 Şubat tarihleri arasında Girne Halk Kütüphanesi’nde sanatseverlerle buluşan “Biomorphs” sergisi, insan bedeni ile doğa arasındaki görünmez bağları görünür kılan çarpıcı bir deneyim sundu.
Genç sanatçı Asu Bağseven, biyomorfik formlar üzerinden insan, hayvan ve bitki morfolojileri arasındaki yapısal benzerlikleri disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor.
Resimden tekstile, enstalasyondan heykele uzanan üretim pratiğinde organik formları katman, şeffaflık ve mekânsal kurguyla bir araya getiren Bağseven, izleyiciyi adeta yaşayan bir organizmanın içine davet ediyor.
Doğadaki spiral bir kabuktan insan kulağına, ağaç dallarından akciğer formuna uzanan görsel paralellikler üzerinden tüm canlıların ortak bir maddeden türediği fikrini sorgulayan sanatçıyla, “Biomorphs”un ortaya çıkış sürecini, genç bir sanatçı olarak üretmenin zorluklarını ve geleceğe dair hedeflerini konuştuk.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Asu Bağseven. Plastik Sanatlar Bölümü mezunuyum ve üretim pratiğim resim, heykel, enstalasyon, tekstil ve fotoğraf gibi disiplinlerarası bir yaklaşım üzerine kurulu. Çalışmalarımda insan, doğa ve hayvan formları arasındaki biyomorfolojik bağlantıları araştırıyorum. Organik formlar, anatomi ve doğadaki yapısal benzerlikler üretimimin temelini oluşturuyor.
“Biomorphs” isimli ilk serginiz 30 Ocak - 7 Şubat tarihleri arasında Girne Halk Kütüphanesi’nde açıldı. Öncelikle bu serginin oluşma sürecini sizlerden dinleyebilir miyiz?
Sergi, teorik araştırmayla başlayan bir sürecin sonucu olarak ortaya çıktı. Öncelikle biyomorfizm, organik form ve insan-doğa morfolojisi üzerine literatür taraması yaptım. Anatomik yapılar, bitki kökleri, dallar, hayvan dokuları gibi görsel referanslar topladım.
Ardından pigment, kil, reçine, tekstil ve şeffaf yüzeyler gibi farklı malzemelerle deneysel çalışmalar gerçekleştirdim. Yoğun çizim pratikleriyle organik ve anatomik formları hibrit bir görsel dile dönüştürdüm. Daha sonra seçtiğim kompozisyonları kumaş yüzeylere aktardım, katman ve şeffaflık üzerine çalıştım. Enstalasyon sürecinde ise mekânı bir organizma gibi kurgulayarak izleyicinin eserin içinde dolaşmasını hedefledim.
Sergi mekânı olarak özellikle Girne Halk Kütüphanesi’ni tercih ettim çünkü kamusal ve erişilebilir bir alan olması, çalışmanın izleyiciyle doğrudan temas kurmasını sağladı.
Öncelikle biyomorf kavramını açıklamak isterim. Biyomorfizm; doğadaki canlı formlardan, organik yapılardan ve büyüme süreçlerinden ilham alan,........
