Bir yandan utanıyorum; bir yandan çok üzgünüm!
Erhan Arıklı siyasi sorumluluk alıp istifa etmek zorunda mı?Evet zorundadır!
Kudret Özersay’ın da vurguladığı gibi, elbette hukuken suçlu ilan edilmesi söz konusu değil ama soruşturmanın seyri açısından istifa doğru bir tavırdır!
Haaa asıl meselemiz, sadece Arıklı'nın istifa edip etmemesi olmamalıdır… Asıl mesele, KKTC adını verdiğiniz bu “sözde” yapıda, devletin gerçek anlamıyla var olup olmadığının belirlenmesi veya daha açık yazayım, devletin var olmadığının kabul edilmesidir!
Bakın, bir dernek başkanı, Sir Stelios Haji-Ioannou’nun her kaybın ailesine 10 bin Euro yardım etmesi konusunu “… KKTC’yi tanımıyoooorrrr; devletimizden bile söz edemediiiii; devletimizden Kıbrıs’ın Kuzey kıyıları diye bahsettiiiiii” diye yorumluyor!
Bu yorum bile, açık bir “kompleks” halidir!
En iyi ihtimalle, “çok teşekkür ederiz almayalım” derdiniz ki ona da gerek yok!
Sir Stelios Haji-Ioannou’nun babası, bir Kıbrıs köylüsüdür… Sir Stelios Haji-Ioannou, daha önce benzer facialarda da mağdurlara benzer yardımları yapan bir vakfın kurucusudur, insandır…
Haaaa, sözde bir devlet; her şeye Türkiye’nin karar verdiği bir yapı; bu yapı içerisinde bazı koltuklara oturup asla kalkmak istemeyen tipler resmen gülünç duruma düşüyor!Ne uğruna?İki aferin almak uğruna!Sadece iki aferin!“Aslansın, kaplansın, Türk’sün, bravo!”
E sen yardım et o zaman!Stelios Haji-Ioannou’ya bırakma!Bence 250 bin Euron vardır!Hatta bundan eminim!Konuşma, saçmalama, sen ver yardımı!Ya da ebediyen sus, işine odaklan, işini çok iyi yaptığının da çok canlı bir tanığıyım o da ayrı bir mesele!
Efendim, size bir şey daha söyleyeyim; “KKTC doğru dürüst, iç ve dış denetimleri sağlam bir devlet” veya “Kıbrıs sorunu çözülmüş, federal bir yapıya sahip, çağdaş bir AB ülkesi” olmuş olsaydı; bu gemi batmazdı! Çünkü sefere çıkmasına gayet görünür bir şeydir, izin verilmeyecekti!!!
KKTC’yi doğru dürüst bir devlet haline getirme şansınız var mı?Bunca yıldır yapamadınız!O zaman, bırakın, ellerinizi çekin, Kıbrıs sorunu çözülsün, değil Erhan Arıklı, gerekirse Tufan Erhürman da hesap versin!
11 Temmuz 2011'de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Mari köyü yakınlarındaki Evangelos Florakis Deniz Üssü'nde patlama meydana geldi… Patlamada 7 denizci ve 6 itfaiyeci olmak üzere 13 kişi hayatını kaybetti.
Patlama sonrasında siyasi bir kriz yaşandı ancak konu ceza davasına da dönüştü.
Dönemin Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas hakkında çok ağır siyasi sorumluluk tespiti yapıldı ama siyasi sorumluluk almadı… Anayasal dokunulmazlığı gereği de yargılanamadı… Ama popülaritesi neredeyse yarı yarıya azalmıştı…
Larnaka Ağır Ceza Mahkemesi'nde toplam 6 kişi sanık oldu… Çatır çatır yargılandı… Yargılama sonucunda dönemin Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu ve Ulusal........
