menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

20 0
23.08.2026

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan” biri olarak, son zamanlarda nefretin tırmanışa geçtiğini müşahede ediyorum ve etnik nefretin kaygı verici boyutlara ulaştığını görüyorum.

Nefret, kitle ruhu psikolojisine dönüşmüşe benziyor. Bunu anlamak için Türkçe ve Yunanca dillerinde sosyal medyada yazılanları taramak, basına göz atmak, televizyon programlarına bakmak ve siyaset erbabının açıklamalarını dinlemek yeter!

Toplumlar neredeyse birbirlerinden nefret eden kabilelere dönüşüyor. İçe kapalı ve “haklı”, dışa karşı öfkeli... Bağnaz ve dar bir haklılık anlayışıyla birbirlerine saldırıyorlar.

 Geçmişinde Etnik Nefret Bu Kadar Güçlü Değildi!

Bu ülkenin geçmişinde çok kötü şeyler yaşandı. Fakat, etnik topluluklar bugünkü kadar birbirlerinden nefret etmiyorlardı. İçine sürüklendikleri çatışma ortamı, etnik nefretten değil, gelecek tahayyüllerinin (Enosis-Takism) kendi içinde çatışmayı barındırmasından kaynaklanıyordu.

Karşıt milliyetçiliklerin şekillendirdiği “anlam dünyaları” vardı ama 1940’lı ve 50’li yıllarda yurttaşlar köylerde ve şehirlerde barışçıl ilişkiler içinde yaşamaya devam ediyordu. Birbirlerine karşı nefret beslemiyorlardı. Belki karma olmayan köylerde önyargılar daha güçlüydü ama yukarıdan müdahale edilmedikçe kimse kimseye........

© Yeni Düzen