menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ver elini Eylül

23 0
30.08.2026

Bazen insan öylesine yoğun bir iletişim ve duygu skalası içinde buluyor ki kendini zihin bunları tasnif etmekte zorlanıyor. Eylül biraz da böyle bir ay olmuştur hep benim için. Seyahat dönüşleri sonrası yeni kendimi tanımlamakta, denge bulmakta zorlanmışımdır. Hem bedensel hem de ruhsal yorgunluğun küçük bir molaya gereksinimi vardır ama Eylül apar topar içine dalınması gereken bir aydır çoğunlukla. Şu an en çok hissettiğim derin bir kalp ağrısı. Dünyanın, insanın hallerinin, böylesi bir döneme bu yaşta denk gelmenin yarattığı bir ağrı. Dolup taşan koskocaman bir anılar sepetim var ve neyi nereye koyacağımdan tam da emin değilim. Bütün bir yaz boyu biriktirdiklerim bunlar.

Almanya’da geçen günler biraz da bir iklim krizi ağıtı gibiydi. Almanya için hiç de normal olmayan sararmış çimenler, su seviyesi inanılmaz düzeyde düştüğü için teknelerin sefer yapamadığı Ren nehri. Bizdeki gibi yağmur bir sevinç vesilesi haline gelmiş.

Yağmurlu bir Lefkoşa’da bu yazıyı yazarken cep telefonumun alarm zili çaldı. Adanın güneyine kayıtlı numaramdan. Dışarıya çıkılmaması, sel baskını tehlikesi için uyarıyorlar. Karşı bahçedeki ağaçlar sevinmiş gibi duruyor bana kalırsa. Yağmur öncesi fırtına dallarını hırpalasa da suya kavuşmanın, güzel bir banyo yapmanın, kavurucu sıcaklardan sonra serinlemenin sevincini yaşıyorlar. Pek çok yere zarar vermiş oysa fırtına. Oturduğun yerden en çok bu kadarını, payına........

© Yeni Düzen