Şiddete karşı umudu örgütlemek
Şiddet, sanırım en fazla televizyonlar aracılığıyla giriyor evlerimize; özellikle de yerli dizilerle...
Silahlar şakaklara dayanıyor, pusular kuruluyor, mafya usulleri öğretiliyor, cinayet provaları yapılıyor ve kadınlara "haddi bildiriliyor." Bunların hepsi, her akşam ekranlarda yineleniyor.
Ama kimse kimseyle öpüşmüyor, kimse kimsenin yanağını sevmiyor; çünkü onlara göre bu "ayıp!"
Bir kadeh şarabı bile şifreleyen ve sansürleyen muhafazakâr akıl; keskin nişancı eğitimlerine, suratta patlayan şamarlara, acımasız kavgalara ise asla dokunmuyor.Şiddetin estetize edilmesine itiraz yok; ama sevgiye var.
***Şiddeti Önleme ve Danışma Merkezi’nin (ŞÖDAM) tanıtım toplantısına katılamasam da detaylarını umutlanarak okudum. O gün, aynı saatlerde iki kadın gazeteciyle topluma yön verecek projeleri........
