İki bin üç yüz yıllık emanet
Kültürel miras…Bu tanımıma itiraz etti Dr. Okan Dağlı.
“Çünkü miras olunca yiyip bitiriyoruz” dedi.“Ben o yüzden kültürel emanet demeyi tercih ediyorum.”
Mağusa’nın hikâyesi de tam olarak böyle bir emanetin hikâyesi aslında.Dr. Süleyman Uluçay’ın sözleriyle bir mücevher…
Kıbrıs’ın dört bir yanında sayısız kitap tanıtımına katıldım.Böylesine kalabalık, böylesine ilgili, böylesine içten bir buluşmaya ise uzun zamandır tanıklık etmemiştim.
Ne mutlu Dr. Okan Dağlı’ya…
Yıllardır bu kentin taşını, sokağını, surlarını, sırlarını, hikâyesini araştıran bir insanın emeği, yine kent tarafından sahipleniliyor.İnsan bundan etkileniyor.
Biz dostumuz adına gurur duyuyoruz.Onu Türkiye’ye almayanlar da belki bir gün utanırlar…Yüzleri varsa…
***Mesele bir kitap tanıtımının ötesinde Mağusa sevgisi aynı zamanda…
O nedenle Yirmi Üç Asırlık Kent Mağusa........
