Bariyerin İki Yüzü
“Anlaşıldı mı?” diyor polis amiri…
“Bu bariyeri kimse geri itemeyecek. Buna fırsat vermeyeceksiniz. Bunları devirmeyeceksiniz; copla değil, kalkanlarla, ilk aşamada… Baktınız ki iş değişiyor biraz, o zaman cop kullanma izni amirlerinizden gelecek. Siz ilk nazarda elleri, ayakları engelleyecek şekilde hareket edeceksiniz. İtfaiye de muhtemelen su sıkacak…”
Sabah dokuz gibi saat…Meclis’in önüne iki ayrı soğuk demir bariyer çekilirken, polisler de talimatları dinliyor.Polis amiri çekim yaptığımızı fark ediyor.O andan itibaren bal damlıyor ağzından…“Yurttaşlara elbette şiddet uygulamayacağız, gerekirse kendimizi müdafaa edeceğiz ve Meclis’i koruyacağız…”
Elbette o barikatlar devriliyor yine…O kalkanlar, o coplar kullanılıyor.
“Hırsız hükümet istifa” diyen kalabalık Meclis’in kapılarına kadar dayanıyor.
Bir kez daha psikolojik bariyer aşılıyor böylece… Bir sınırın tahayyülü… “Bizi tutmadınız” hissi bu… “Size yenilmedik”........
