Sıralarda başlayan eşitsizlik: Görünür olmanın ağır yükü
Her Eylül ayı yeni ümitler ve taze başlangıçlar demektir. Ancak son yıllarda Eylül, birçok anne babası için okul zili sesinden önce cüzdanları yakan kırtasiye listeleri, cepleri yakan forma fiyatları ve servis ücretleri anlamına geliyor. İlkokul birinci sınıf sıralarına oturan minik eller, daha okuma yazmayı öğrenmeden hayatın ilk ve belki de en acı dersiyle karşılaşıyor: Ekonomik farklılıklar.
Eskiden tek tip önlüklerin, benzer çantaların ve standart defterlerin arkasına saklanan ekonomik sınıf farkları bu kadar görünür değildi. Ayakkabıdaki bir detay ya da defterin sıradan bir kapağı kimsenin dikkatini çekmez; aradaki uçurum çocuk gözlerinin fark edemeyeceği kadar belirsiz kalırdı. Oysa bugün, dijital çağın "her anını sergileme ve görünür olma" hastalığı çocuk dünyasını da esir almış durumda.
Sosyal medyanın dayattığı tüketim çılgınlığı, okul bahçelerine ve sınıf sıralarına kadar sızdı. Markalı çantalar, son model mataralar, lüks kırtasiye malzemeleri... Bunlara sahip olamayan bir çocuğun hissettiği o mahcubiyet, hayata adeta "1-0 ezik" başlamak gibi bir his........
