menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kolay paranın çalındığı vicdanlar

54 0
25.09.2026

Türkiye son günlerde fon şirketlerini, paranın karanlık koridorlarını, bir gecede büyüyen şaibeli servetleri konuşuyor. Dosyalar açılıyor, soruşturmalar yürütülüyor; milyonlardan, milyarlardan söz ediliyor. Hukuk elbette kendi işini yapacak; suç varsa ortaya çıkaracak, suçlu varsa hesabını soracak. Fakat benim merak ettiğim başka bir hesap var: Bu kolay para düzeninin bir kuşağın ahlakında açtığı yaranın hesabını kim soracak?

Çünkü bu adamlar yalnızca para kazanmadı; bir hayat tarzı pazarladı. Yirmi sekiz yaşında yat, otuzunda yalı, son model otomobiller, rezidanslar, Dubai’de daireler, Yunan adalarında hafta sonları, İtalya’da tatiller… Gençlere şu mesaj verildi: “Başarı budur!” Kimse “Bu servet nereden geldi?” diye sormadı. Kimse “Bu kadar para hangi emekle, hangi üretimle kazanıldı?” demedi. Fotoğraf güzelse hikâyesiyle ilgilenmedik. Otomobil pahalıysa anahtarın hangi parayla alındığını unuttuk. Gösteriş, hakikati örttü.

Ve bu illüzyonun etrafında, kolay paranın cazibesine kapılan yapay bir vitrin dünyası oluştu. Bu durum tek bir kıyafeti, tek bir hayat tarzını veya belirli bir kesimi anlatmıyor. Başörtülüsü de var, başı açığı da; muhafazakârı da var, seküler de… Çünkü paranın baştan çıkarıcılığının mahallesi yoktur. Bazıları pahalı çantalarla, kürklerle, saatlerle, otomobillerle büyülendi; bazıları Dubai, Paris, Milano tatilleriyle… Kimi ikinci yahut gizli bir hayatın parçası oldu, kimi birkaç günlük ihtişam uğruna kendisini bir adamın servet gösterisinin dekoruna dönüştürdü. Fakat burada asıl ağır sorumluluk, servetini genç insanları etkilemenin........

© Yeni Birlik