menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Irak’ta ABD’nin askeri varlığının sona ermesi ne anlama geliyor?

68 0
05.10.2026

30 Eylül’de ABD, Irak’taki son askeri varlığını da çektiğini duyurdu. Bu haberin nasıl karşılanması gerektiğiyle ilgili hiç de şaşırtıcı olmayan bir tartışma da böylece başlamış oldu. Tartışmaya yabancı değiliz çünkü bu tartışmanın arkasında en azından 2009-2010’dan beri süregiden Irak’taki Amerikan askeri varlığı ile ilgili tartışma var. 30 Eylül itibariyle ve şimdilik Irak’ta Amerikan askeri varlığı sona erdiğinden bu tartışmanın da sonuna gelinmiş oldu. Artık merkezi hükümetin güvenlik sağlayıcılığının yeterince güçlü ve güvenilir olup olmadığı sorulmaya başlandı.

2026 ÇEKİLMESİ NEDEN ÖNEMLİ?

Bu soruya cevap vermek çok kolay değil zira geçmişte 2011 çekilmesi sonrası DEAŞ’In Irak’ta mevzi alması hadisesi yaşanmış, Irak’taki iki oyun kurucu, ABD ve İran, kendi araçları ile güvenlik sağlayıcısı olarak Irak’ta sahalara doğrudan ya da dolaylı geri dönmüşlerdi. Bugün merkezi Irak hükümeti 2014’den daha tecrübeli, en azından Haşdi Şabi’yi Irak silahlı kuvvetlerinin resmen parçası haline getirdiler süreç içerisinde filan. Fakat hala Irak, bugünün güvenlik- daha doğrusu güvensizlik ortamında- oldukça kırılgan (-ki kim kırılgan değil ki; İsrail kırılgan, İran kırılgan, Körfez kırılgan, herkes kırılgan). Zaten, Irak’ta ABD askeri varlığının sona ermesiyle başlayan tartışmanın bir ayağı da buraya, bugünün bölge konjonktürüne dayanıyor. Sonuçta ABD, 2010-2011’de Irak’ta işgali sona erdirirken bambaşka bir bölgesel dizaynı (Obama’yı, yaptığı Kahire ve Kudüs konuşmalarını hatırlayın) mümkün kılacağını düşünüyordu. Ortalık karışacaktı ve ABD’nin öngördüğü hiçbir şey gerçekleşmeyecekti ama Obama yönetiminin “uzaktan dengeleme” stratejistleri durumun nispeten süt-liman olacağını düşünerek çekilmeyi onaylamışlardı. Oysa bugün- gerçi anlaşmalar daha önce yapıldı, önce 2021’de sonra 2024’te- Ortadoğu bir ve o bir savaşa bağlı küçük küçük savaşlar yaşıyor. Dolayısıyla bu çekilme savaş bağlamında da bir anlam ifade etmeli; nedir diye soruluyor.

Her iki sorunun da yanıtını bulmak için bence iki şeye bakmak lazım: 1)- Bugüne kadar ABD ve Irak arasında gerçekleşen Irak’taki ABD askeri varlığı ile ilgili pazarlık ve anlaşmalara. Daha doğrusu bu pazarlık ve anlaşmalarda Irak ve ABD’nin ne arzu ettiğine. 2)- ABD’nin Irak’taki askeri varlığını sona erdirmesi özel bir konjonktür içerisinde gerçekleşti. Kastettiğim ABD/İsrail-İran savaşı değil yalnızca, Irak’ta -Suriye’de de gördüğümüz- bir merkezileşme eğilimi var. Bu eğilim kolay değil çünkü ne kadar tam bağımsızlık söylemi ile baş başa gitse de Irak üzerinde askeri olmasa da ABD ve İran’ın etkisi sürüyor. Yine de Bağdat, merkezi otoriteyi ve toprakları üzerindeki egemenliğini güçlendirmek istiyor. Bunun en büyük ayağı silahlı kuvvetler ile ilgili reformlar yani Irak’taki merkezden bağımsız yapıların........

© Yeni Birlik