menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO Ankara Zirvesi’nin görünmeyen gücü: Medya organizasyonu

14 0
13.07.2026

Ankara’da dünya liderleri sahnedeydi; zirveyi dünyaya taşıyan güç ise perde arkasında.

Türkiye, NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da yalnızca devlet ve hükümet başkanlarını değil, aynı zamanda küresel medya temsilcilerini de ağırlayarak kapsamlı ve son derece başarılı bir organizasyona imza attı.

Ankara Zirvesi’nin görünür yüzünde liderler yer alırken, arka planda binlerce haberin dünya kamuoyuna ulaştırılmasını sağlayan son derece kapsamlı ve profesyonel bir medya operasyonu yürütüldü.

Organizasyonun başarısını doğru değerlendirebilmek için Türkiye’nin uluslararası zirve deneyiminin tarihsel gelişiminin bir kesitine bakmak gerekir.

BÜYÜK SINAV: HABİTAT II

Takvimler 1996 yılını gösterdiğinde İstanbul, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri İkinci Konferansı’na, bilinen adıyla Habitat II’ye ev sahipliği yapıyordu.

1976 yılında Kanada’nın Vancouver kentinde düzenlenen ilk Habitat Konferansı’nın üzerinden 20 yıl geçmişti. İkinci konferansın İstanbul’da gerçekleştirilecek olması, uluslararası kamuoyunun dikkatini Türkiye’ye yöneltmişti.

O dönem İstanbul’da bu ölçekte bir organizasyonu karşılayabilecek nitelikte bir konferans merkezi bulunmuyordu.

Eldeki tek seçenek, henüz tamamlanmamış ve içi tamamen boşaltılmış, yıkık dökük durumda olan İstanbul Lütfi Kırdar Spor ve Sergi Sarayı’ydı.

Hızlıca da yeniden yapılması gerekiyordu.

Birleşmiş Milletler Kent Zirvesi Koordinatörü ve 25 yıllık BM deneyimine sahip Dr. Üner Kırdar, zirve öncesinde yaşadığı endişeyi şu sözlerle ifade etmişti:

“Konferansa 1,5 ay kala İstanbul’a geldim. Lütfi Kırdar hâlâ betonarme durumdaydı. Bu konferans gerçekleşmez düşüncesiyle sarsıldım. Neyse ki haziran başına geldiğimizde tamamlanabilmişti. Bu bir mucizeydi.”

Üner Kırdar, İstanbul’un eski valisi ve belediye başkanı Lütfi Kırdar’ın oğluydu. Babasının yaklaşık 40 yıl önce inşa ettirdiği ve adını taşıyan bu yapının önünde yaptığı açıklamada duygularını da gizleyememişti.

Gerçekten de İstanbul, kısa süre içerisinde önemli bir dönüşüm sürecinden geçti.

Zirve başladı. Görünen yüzünde dikkat çekici isimlerinden biri şüphesiz, komünizmin son liderlerinden dönemin Küba Devlet Başkanı Fidel Castro oldu.

İkonik askerî üniforması, İstanbul’daki temasları ve kamuya açık alanlardaki ziyaretleriyle yoğun ilgi gördü, medya tarafından yakından takip edildi.

Zirvenin görünmeyen yüzünde ise ciddi aksaklıklar birbirini takip etti.

Görevli polisler örneğin, uzun çalışma saatlerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler tarafından sağlanacak ödemelerde yaşanan sorunlarla karşı karşıya kalmıştı. Üstüne bir de dağıtılan yemeklerden kaynaklanan sağlık problemleri eklenince..

Bu nedenle sonraki süreçte dağıtılan kumanyaları tüketmemeyi tercih ettiler.

Sağlık sorunları yalnızca güvenlik görevlileriyle de sınırlı kalmadı, delegeler arasında da vakalar görüldü. Burkina Faso delegesi Alfred Santa da durumdan etkilenen isimler arasındaydı.

Medya organizasyonu açısından bakıldığında ise..

Habitat II’nin ilk gününde ciddi bir akreditasyon krizi yaşandı.

Birleşmiş Milletler Basın Akreditasyon Merkezi Başkanı Sonia Lecca, zirve için 800 uluslararası medya kuruluşundan 3.300........

© Yeni Birlik