menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ekranların esiri mi, hayatın sahibi mi?

22 0
15.05.2026

‘’Gerçek mutluluk ekran ışığında değil, insanın kendi ruhunda saklıdır. Telefonlar cebimizde dursun, hayatımızın merkezinde değil. Çünkü insan; aldığı beğeniler kadar değil, kurduğu gerçek bağlar kadar mutludur.’’

Teknoloji öyle bir hale geliyor ki artık her yeni güne uyandığımızda bir yenilikle karşılaşmamak mümkün değil hale geldi. Ve çoğumuz bundan şikayetçi olsak da; ellerimizden düşmeyen telefon ve tabletler, günün en az 6-8 saati vakit geçirdiğimiz sosyal medya uygulamaları ve sürekli açık kalan o telefon ekranları hayatımızın vazgeçilmez hatta en değerli parçası haline geldi. Çoğumuz sabah ilk gözlerimizi açınca hemen yataktan kalkıp sağa sola bakıp telefonlara sarılıyoruz acaba bildirim geldi mi, biri mesaj attı mı, beğeni geldi mi vs. Sadece kalkarken mi? Tabii ki hayır. Yatarken de çoğumuz geceyi yine ekran ışığında tamamlıyor. Farkında olmadan ekranlarda yaşamaya, hissetmeye, sosyalleşmeye ve bağımlı olmaya başladık. Bu sadece psikolojimize zarar değil, önce uykumuzun, sonra da günlük yaşantımızın kalitesine zarar veriyor.

Özellikle çocuklarımız ve ergenliğe gelmiş gençlerimiz için bu durum daha büyük bir tehlike oluşturuyor. Çünkü sosyal medya, insanı sürekli başkalarının hayatıyla kıyaslamaya itiyor. Herkesin mutlu, başarılı ve kusursuz göründüğü bir dünyada kişi kendi hayatını sıradan görmeye başlıyor. Bu da çocukların anne-babalarına baskı kurdurup en iyi oyuncağı, en iyi........

© Yeni Birlik