menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir taş kadar…

14 0
latest

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum; yeryüzünde taş deyip geçmemeli. Benim geçmişten beri taşlara özel bir ilgim, hatta küçük bir koleksiyonum var. Ülkemizin ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen taşlar…

Tek başına baktığımızda çoğu zaman “Allah’ın taşı” deyip geçeriz. Ama birkaçını yan yana koyunca her birinin başka bir renk, başka bir şekil, başka bir hikâye taşıdığını görürüz. Kimi yuvarlaktır, kimi yassı; kimi koyu kahverengi, kimi mavi tonlarda, kimi de kar gibi bembeyazdır. Kiminin pütürlü yüzeyi elinizi tırmalar, kiminin kayganlığı avucunuzda huzur bırakır. Sanki her biri ayrı bir mesaj taşır.

Bir taş parçası bile bu dünyaya bir renk, bir hoşluk, bir başkalık katıyor. Sessizce “Ben de varım” diyor. Bazen bir duygu yüklüyor gören gözlere, bazen de gönül kulağıyla dinleyenlere ötelerden bir haber fısıldıyor.

Peki ya biz? Biz, hiç değilse bir taş kadar iz bırakabiliyor muyuz?

Taşlardan söz edince aklıma yıllar önce yaşadığım bir olay geliyor. Köydeki evimizin bahçe surlarını taş ve........

© Yeni Birlik