Bediüzzaman içtihat yapmış mıdır?
İman ve itikatta içtihat sahibi olan Bediüzzaman Hazretleri, amelde dört mezhebin de hakkaniyetini tasdik ve ispat eder.1 Amelin dört mezhepten birisine uygunluğu halinde sıhhatine hükmeder.2
Eserlerinde îman ve itikat yoğunluğu ön plânda olmakla beraber; fıkhî hükümlerin hikmetleri üzerinde de durur. Yanlış anlaşılan veya hikmeti anlaşılamayan hükümleri izah eder.
Meselâ beş vakit namazın hikmetleri, dua adabı ve hikmetleri, zekâtın hikmetleri, namazda vesvese, amellerin sevap dereceleri, sünnetin önemi, dereceleri ve hikmetleri, resim ve müzikte meşruiyet ölçüsü, haramların sebep ve hikmetleri, şeytanın yaratılışının hikmetleri, Yahudiler ve Hıristiyanlarla ilişkiler, ruhun ölümsüzlüğü, içtihadın şartları... vs. bunlardan sadece birkaçı.
Semire Hanım: “Okuduğum bir kitapta Bediüzzaman’ın cinnet geçirdiği, yirmi yıl sonra da artık soru sorduğu yazıyor. Bu bilgiler doğru mu?”
Bediüzzaman’da cinnetin zerresi yoktur
Kendi eserlerinde de belirttiği gibi, onun farklı hallerini anlayamadıkları için, zaman zaman cinnet isnadları olmuştur fakat Bediüzzaman’da kesinlikle cinnetin zerresi dahi yoktur. (Bknz: Şualar, s. 375,376)
Bediüzzaman Saîd Nursî, Birinci Dünya Harbinde doğu cephesinde gönüllü Milis Albayı olarak katıldığı vatan savunması esnasında, 19 Nisan 1916 tarihinde Bitlis’te Ruslara esir düşer. Ruslar tarafından Sibirya’da bulunan Kosturma vilâyetindeki esirler kampına sevk edilir ve Bediüzzaman’ın iki buçuk yıllık esaret hayatı böylece başlamış olur.
Rusların meşhur “Ekim-1917” Komünist ihtilâli esnasında Bediüzzaman Rusya’da esarettedir!
Dünyanın inanç ve maneviyat dengelerini alt üst eden Komünizmin ihtilâlle iş başı yaptığı bir ülkede esir bulunan ilmî izzet sahibi bir âlimin, bu kargaşada neler çektiğini, nelere şâhit olduğunu, hangi eza, cefa ve çilelere maruz bırakıldığını tahmin etmek sanırım pek zor olmasa gerek.
(Bir not: Komünizmin tahrip ettiği yüksek maneviyat değerlerini ihya etmekle vazifeli bir âlimin; Komünist........
