İktidar mı, ana muhalefet mi? (2)
Onlar, Risale-i Nur’dan aldıkları iman-ı tahkikî derslerinin nuruyla olaylara bakar ve buna göre hüküm verir. Bu sebeple aldanmamaya ve aldatmamaya azamî derecede dikkat ederler.
Bediüzzaman, “Hiçbir müfsid, ‘Ben müfsidim’ demez. Daima sûret-i haktan görünür…” (Münâzarât, s. 27.) ikazıyla, her söylenen sözün ve her sergilenen tavrın zahirine aldanılmaması gerektiğini hatırlatır. Nur Talebeleri de bu ikaz doğrultusunda meşvereti esas alarak istikameti temin etmeye çalışırlar.
Bu ölçüler çerçevesinde Nur Talebeleri, siyasî partileri ve siyasî anlayışları değerlendirir. Bediüzzaman; Hutbe-i Şâmiye, Münâzarât, Divan-ı Harb-i Örfî, Sünuhat ve Emirdağ Lâhikaları gibi eserlerinde siyasete dair temel prensipleri ortaya koymuştur. Bu prensipler doğrultusunda, “siyasetin muktesit mesleğini” benimseyen, hürriyetçi ve demokrat çizgideki anlayışlara müsbet bakılmıştır.
Nur Talebeleri; siyaseti dinsizliğe, dini siyasete, ırkçılığa, zulme veya şahsî menfaatlere âlet eden hiçbir anlayışı tasvip etmez. Zira Bediüzzaman, “Menfaati esas tutan siyaset canavardır”........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin