menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Din mi, dinler mi?- 2

6 2
30.01.2026

Devam edelim.

Ayet-i kerimede şöyle buyruluyor: “Dinlerinde ayrılığa düşerek fırkalara bölünenlere gelince, sen hiç bir hususta onlardan değilsin. Onların işi Allah’a aittir; işleyip durduklarını sonra kendilerine o bildirecektir”(En’am: 159)” ayeti; dini, İslam olan birilerinin yaptıkları sebebiyle İslâmiyet’i böldüklerinden bahsederek din kelimesi ile İslâmiyet’i bir kez daha aynileştiriyor.

Bu sebeple, geçmişte “dinler arası diyalog” söylemiyle atılan pek çok adımın akamete uğraması ve ciddi tenkitlere konu olması sebepsiz ve haksız değildir. Hata, daha baştan isimlendirmede yapılmış; ilk düğme yanlış iliklenince, devamı da aynı istikamette gelmiştir. Zira İslâmî bakış açısına göre, hak ve geçerli din İslâm’dır; bunun dışında bir “din” telâkkisinden söz etmek mümkün değildir.

Yahudîler, dinlerini ırklarına mahsus kılarak aslî vasfından uzaklaştırmıştır. Bu süreçte inançlarını öyle bir tahrife uğratmışlardır ki—hâşâ—Hz. Yakub’a (as) yenilen bir Tanrı tasavvuruna dahi yer vermişlerdir. Hıristiyanlar ise Hz. İsa’yı (as) bir yandan ulûhiyet makamına yükseltmiş, diğer yandan kulları tarafından çarmıha gerilen bir “tanrı” anlayışıyla açık........

© Yeni Asya