menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Zafer bizimdir” - Şecaat ve cebanet (2)

22 0
03.07.2026

Evet, Yeni Asya Cemaati bu şehamet ve şecaat ifadesi olan başlıkla o zalimlere mukabele etmiş; onlar ise suçlu ve hain de oldukları için gazetemize mukabele bile edemeden hemen ihtilâli muhtıraya çevirip darmadağın ve perişan olmuşlardır.

Demirel Hükümeti’ni de istifa ettirdikleri için alelacele hükümet boşluğunu telâfi amacıyla geçici bir Nihat Erim hükümeti kurup erken seçime gitmeye mecbur olmuşlardır.

Elbette bu ilk ve son değildir. Hem 1980 İhtilali’nden sonra Anayasa Oylaması’nda hem de o menhus 28 Şubat’ta bu cemaat adeta tek başına mukabele etmiş ve bedelini de ödeyerek, hiç kimseye dokunulmazken gazetemiz yaklaşık 470 gün kapalı kalmıştır.

Üstelik elbette mesele bir başlıktan ibaret olmayıp, hatırımda kaldığı kadarıyla devamında:

“Siz Türk milletinin paşası mı, yoksa Moskof’un maşası mısınız? Moskof’a maşa olan bize paşa olamaz. Burası diyar-ı İslâm’dır, baykuşlar ötemez.” mealinde yazılar olduğunu hatırlıyorum. Teferruatı o günkü gazetelerden bulunup öğrenilebilir.

Demek arslan yatağı boş kalmıyor. Aynı inancın mensupları, en imkânsız zannedilen zaman ve mekânlarda harikalar çıkarabiliyor.

İşte bu fıtrî cesaret karşısında nice kahraman zannedilenlerin nasıl bilakis cebanet içinde sindiklerine bizzat şahit olanlardanım. Evet bu, benim de şahidi olduğum bir yakın tarih olaylarındandır.

Mehmet Âkif’in dediği gibi:

“İki üç balta ayırmaz bizi mâzîmizden.

Ağacın kökleri mâdem ki derindir cidden,

Dalı kopmuş, ne olur? 

Gövdesi gitmiş, ne zarar?

O, bakarsın, yine üstündeki edvârı yarar,

Yükselir, fışkırıp, âfâk-ı perişânımıza;

Yine bin vâha serer kavrulan........

© Yeni Asya