menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Son yolculuğa hazır mısın?

10 0
14.07.2026

Kimi zaman bir şehirden başka bir şehre, kimi zaman da bir hâlden başka bir hâle geçeriz. Fakat bütün bu yolculukların ötesinde, bir gün mutlaka çıkacağımız ve dönüşü olmayan bir yolculuk daha vardır ki o da dünya menzilinden berzah âlemine yapılan ebedî yolculuktur.

Bu hakikati düşündükçe, bir tahdîs-i nimet olarak yıllardır güzel bir âdet edinmeye çalıştım. Evden her çıkışımda, özellikle kuşluk vaktinde kıldığım Salâtü’d-Duhâ namazıyla birlikte iki rekât Tehiyyetü’l-Menzil (yolculuk namazı) kılmayı alışkanlık hâline getirdim. İş yerine giderken, bir dostu ziyaret ederken veya herhangi bir sebeple evden ayrılırken kılınan bu iki rekât namaz, sıradan bir hareketi ibadete dönüştüren manevî bir hazırlık hükmüne geçmektedir.

Aslında mü’minin hayatındaki en büyük sanat, günlük işlerini ibadet şuuruyla yaşayabilmesidir. Yemek yemek, çalışmak, yolculuk yapmak ve hatta dinlenmek bile niyetle ibadete dönüşebilir. Risale-i Nur’da sıkça vurgulanan bu hakikat, sünnet-i seniyeye ittiba ile hayatın her anını bereketlendirmeyi öğretir.

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Sünnet-i Seniyyeye ittibanın önemini Lem’alar eserinde şöyle ifade eder: “Sünnet-i Seniyyeye ittiba eden, âdâtını ibadete çevirir. Bütün ömrünü semeredar ve sevapdar yapabilir.”1

Bu ölçüye göre, evden çıkarken kılınan iki rekât namaz da sıradan bir yolculuğu ibadet ve tefekkür vesilesi hâline getirmektedir. Çünkü insanın önünde ne kadar zaman kaldığını kimse bilemez. Nice insanlar sabah evlerinden çıkmış, fakat akşam geri dönememiştir. Nice kimseler, sıradan bir günün içinde ebediyet yolculuğuna uğurlanmıştır. Bu sebeple mü’min her an hazırlıklı yaşamak durumundadır.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hususa dikkat çekerek........

© Yeni Asya