menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kalpteki Şüphe imanı giderir mi? -1

14 0
10.07.2026

Bir şâirimizin bu mısraları fikrî bir müzakereye vesile olmuştu:

- Güzel Ağabeyim, ben mi anlayamadım mesajını bilmem, ama beyitteki mısralar sıkıntılı gibi geldi. Îmanda -adı üzerinde- “şüphe”,  nasıl “yakîn” olur. O zaman neredeyse Müslüman kalmaz memlekette. Nurları hazmetmiş kişiler dışında “şüphe”den ârî kaç kişi gösterebiliriz?”

- … “Acaba öldükten sonra hesap günü olacak mı?” diye kalbinden bir tereddüt geçirse ve bu hususta şekke düşse, o anda iman gider. Bunu, imanın diğer rükünlerine de tatbik edebiliriz.

- Ağabey, yorumunuza katılmıyorum. Nurlarda karşılığını bulamadım. “Şek ile yakîn zâil olmaz.” Mecelle hükmüdür.  Şeytanın işi zaten şüphe atmaktır. Ta ki kişi, “Eyvah imanım gitti.” diyerek huzurdan kaçsın. Vesvese bahsini mütâlaalı bir okusak iyi olacak.

Zikrettiğim “Şek ile yakîn zâil olmaz.” hükmü üzerine muhatabım:

-Şek ile yakîn zâil olmaz. “Kesin olarak bilinen bir şey, şüphe ile yok sayılamaz.” Herhangi bir şeyin veya bir işin sübûtu yakînen bilindikten sonra aksine delil olmadıkça o şeyin sübûtu ile hükmolunur. Sonradan ortaya çıkan şüphenin bir tesiri olmaz. Nitekim âyet-i kerîmede “...Zan, gerçek nâmına bir şey ifâde etmez...” (Yûnus, 36) buyrulmuştur… Bu káide, ibadet, muâmelât ve cezâ hukuku olmak üzere bütün hükümlerde geçerlidir…

Ve verdiği bazı misallerden sonra nihâî kanaatini ifade etmişti:

-Bu kısım fıkıh için geçerlidir. Bir kimse abdest aldıktan sonra abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşerse abdestli sayılır…

Yâni “Şek ile yakîn zâil........

© Yeni Asya