Zübeyir Gündüzalp’in Urfa günleri
Önce Adana’ya bağlı Feyzipaşa PTT’sinde bir süre çalıştıktan sonra Urfa’ya tayinini çıkardı. Zübeyir Gündüzalp Urfa’ya gelirken PTT müdürü onu garajda karşılayarak postaneye getirdi. Sonra birlikte dershaneye gittiler.
Urfa’da Risale-i Nur’un ilk tohumu Bediüzzaman’ın saff-ı evvel talebelerinden Binbaşı Hulusî Yahyagil’in tayinin çıkmasıyla başlamıştı. Hulusî Yahyagil Urfa’da tanıdığı insanları bir araya getirerek ilk ders halkasını oluşturmuştu.
Hulusî Yahyagil Urfa’dan ayrıldıktan sonra Bediüzzaman talebesi Ceylan Çalışkan’ı kısa süreliğine Urfa’ya göndermiş hizmetin devamını sağlamıştı. Bediüzzaman daha sonra Abdullah Yeğin ve Hüsnü Bayram’ı Urfa’ya gönderdi.
Zübeyir Gündüzalp göreve başladıktan sonra bir tanıdığı vasıtasıyla Urfa müftüsüyle tanıştı. Müftü Bediüzzaman Şam’a giderken Urfa’ya uğramış cami ve medreseleri gezerken meşrutiyeti ders vermişti. Müftü, Bediüzzaman’ın Yusuf Paşa Camii’nde verdiği konferansta onu görmüştü. Müftü Nur talebelerine yakınlığından vakıflara ait Halilürrahman Dergâhında bir odayı Zübeyir Gündüzalp ve arkadaşlarına vermişti. Zübeyir Gündüzalp’ın Urfa’da kaldığı süre içinde hiç boş durmadı. Ya okudu, ya yazdı, ya dershanede yemek yaptı ya da temizlik işleriyle uğraştı.
Zübeyir Gündüzalp PTT’de nöbetçi olduğu gecelerde postanenin bahçesinde çok verimli ve heyecanlı Risale-i Nur dersleri yaptı. Özellikle hal, hareketi, konuşması, heyecanı ve bilgisi gelenleri çok etkiledi. Sonraki zamanlarda postanenin bahçesinde akşamın serin saatlerinde vali yardımcısı, emniyet müdürü gibi üst kademedeki devlet erkânı ile de derslere devam etti. Zübeyir Gündüzalp’in risale dersleri; ağırlıklı olarak soru-cevap şeklinde devam ederdi. Sorular........
