Belirsiz bir veda ve muhasebe
Evvela tahdis-i nimet olarak şunları ifade edelim:
* Yeni Asya’da yazmanın hem mazhariyet, hem de mesuliyet olduğunu idrâki içinde olduk her zaman. Çünkü Yeni Asya iman hakikatlerini neşretmeyi gaye edinmiş bir okul ve bir hürriyet meşalesidir. Biliyorduk ki; muhatabımız prensip sahibi, mihenge vuran, müdakkik okuyucularımızdı.
* Mazlumun yanında, zalimin karşısında olarak safımızı belli etmişiz. Temel insan hak ve hürriyetlerine sahip çıkmaya çalışmışız imkân nispetinde.
* Yolların çatallaştığı zor dönemlerde, nurun ve istişarenin şaşmaz rotasıyla istikameti muhafaza etmişiz hamdolsun.
DUYGULARA TERCÜMAN OLMAK
* İnsanın kendini tanıma ve gerçekleştirme çabaları, kimi zaman kalbimize dokunan edebiyat denemeleri, düş ve gerçeklik yansımaları derken zaman akıp gitmiş. Bazen iman hakikatlerini, gezileri, faaliyetleri gündemimize taşımışız güncele girmeden.
* Bazen hakikate hayal elbisesi giydirip takdim etmişiz. Yaşadığımız çağa şahitlik etmek, mazluma ümit ve teselli vermek, zalime karşı cesur bir cephe oluşturmak adına.
* Masumların acılarını, adaletin kör topal işleyişini, savaş mağdurlarını ve mültecileri, suça sürüklenen çocukları, demokrasi mücadelesini sütuna taşımışız imkân nispetinde. Okuyucularımızın........
