menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bağımlılık ve Hürriyet-i Kalbiye (2) - Nefsin oltasındaki insan

7 0
04.03.2026

Nefis mekanizması, fıtraten hazza müptela bir yapıya sahip. Fakat bu doğal meyletme, algoritmalara ve tüketime teslim olunca, insan artık kendi iradesinin değil, hazzın esiri haline geliyor.

Meseleyi çözümleyici bakışla ele aldığımızda karşımıza çıkan manzara şöyle: Beynimizdeki dopamin, aslında bizi hayatta tutmak ve gayrete sevk etmek için verilmiş bir vesiledir. Ancak bugün modern çağ, bu vesileyi su-i istimal etmekte. Bir videoyu kaydırmak, bir paylaşımın beğeni almasını beklemek veya bir oyunda seviye atlamak... Bunların her biri beyne sahte başarı sinyali göndermektedir. Nefis, zahmetsizce elde ettiği küçük haz duygusuna alıştıkça, sabır isteyen hakikî başarıların ve tefekkürün lezzetini unutuyor. Bediüzzaman’ın “lezzet-i fâniye” olarak tanımlayıp bizlere anlattığı geçici keyiflerle insan, bugün ekranların ve piyasanın eliyle bağımlılık objesine dönüşmüş haldedir. İnsan sabretmeyi bırakınca hürriyetini kaybeder.

Kapitalistlerin kurduğu denklemi görmemiz gerekiyor. Ekonomi, artık yalnızca paramıza değil, doğrudan beynimize talip. Reklamlar, uygulamalar vb. birçok içerikler, bizde doyumsuzluk hissi doğurup sürekli yeni doz arayışına sürüklemekte. Aslında bağımlılık bir yan etki değil, bu sistemin bizzat hedeflediği bir sonuç... Çünkü bağımlı insan, sorgulayamaz. Bağımlı insan, sadece tüketen ve iradesini sistemin ellerine teslim etmiştir. Nefis, burada sistemin en büyük müttefiki olarak çalışmaktadır. Terbiye edilmemiş bir nefis, her türlü oltaya takılmaya hazır bir balık gibidir. Lakin biz biliyoruz ki, "Nefsini bilen Rabbini bilir." ve nefsine hâkim olmayan, gerçek manada hür değildir.

Haz kültürü, sabırsız bir nesil yetiştirmektedir. Eskiden bir kitabın bitmesini yahut bir mektubun gelmesini yahut da bir meyvenin olgunlaşmasını beklemek, iradeyi güçlendiren sınavdı. Lakin şimdilerde beklemek zaman kaybı, çaba sarf etmek ise yük olarak işleniyor. Bu durum, manevî hayatımızı da ziyan ediyor. Zira ibadet ve itaat, sabır ve istikrar istiyor. Anlık zevklere biat eden, secdedeki sükûneti, duadaki huzuru ve tefekkürün manasını sıkıcı bulur. İşte tehlike tam da burada. Bağımlılık, sadece bedeni değil, insanın çıkış yollarını tıkamaktadır.

Peki bu çemberden nasıl kurtulacağız? İlk olarak, haz ile lezzet arasındaki ince çizgiyi fark etmeliyiz. Huzuzat-ı nefsaniye (haz-ı nefsî), dışarıdan alınan ve tükettikçe biten bir şeydir. Lezzet-i ruhaniye ise içeriden fışkıran ve paylaşıldıkça artan manevî bir meyve hükmündedir. Dünyanın bize sunduğu parıltılı sahte hayatın aslında birer dopamin tuzağı olduğunu idrak etmek, hürriyetin yarısıdır. İrademizi güçlendirmenin yolu ise terk etmekten geçmektedir. Hayatımızdaki gereksiz arayışları, lüzumsuz ekran kaydırmalarını ve bizi bizden eden fuzulî meşgaleleri terk etmek... Küçük bir hayır diyebilmek, aslında büyük bir özgürlük beyanıdır.

Netice itibarıyla, nefis ve dopamin arasındaki bu savaşta tarafsız kalmak mümkün değil. Ya irademizi elimize alıp bu mekanizmayı ulvî gayelere yönlendireceğiz ya da bu devasa hazın adsız birer bağımlısı olarak kalacağız. Unutmamalıyız ki; hakikî hürriyet, nefsin arzularına her kapıyı açmak değil, bu kapıların anahtarını bizzat elinde tutmaktır...

Bağımlılık ve Hürriyet-i Kalbiye (2) - Nefsin oltasındaki insan

Bağımlılık ve Hürriyet-i Kalbiye (1) - Ruhun prangası

Kökümüz mazide, gözümüz âtîde

Görüntünün ötesinde kalanlar (5) - Bir yol mümkün mü?

Görüntünün ötesinde kalanlar (4) - Çocukluk neye alışırsa

Görüntünün ötesinde kalanlar (3) - Görünmeyen bir inkâr

Görüntünün Ötesinde Kalanlar (2) - Üç günlük dünya senaryosu

Ekran masum değildir - Görüntünün ötesinde kalanlar (1)

Neyi terbiye etmek gerek?

İsrailoğullarına yeni yurt aranıyor...

Seyyidlerin annesi Hz. Fatıma

Kur’ân tamamen vahiy mahsülüdür

Saldırıya “tarafsızlık” tepkisizliği!

Bağımlılık ve Hürriyet-i Kalbiye (2) - Nefsin oltasındaki insan

Yeni Asyalı olmak ne demek?

DP Genel Başkanı Uysal: Emekli ikramiyesi neden artmıyor?

Sığınak ve erken uyarı sistemi açıklaması

ABD'nin bölgedeki ikinci THAAD hava savunma sistemini vurdu

Türkiye savaşın tarafı haline gelmemeli

"İran, Avrupa'da bizler için de tehdit oluşturuyor"

Irak, Basra'daki Rumeyle sahasında petrol üretimini durdurdu

Ramazan'da kan akmasın

Kıbrıs'a savaş gemisi göndermeye hazırlanıyor

"Nükleer silahların yayılmasının kontrolden çıkma riski giderek artıyor"

İran'ın Natanz'daki nükleer tesisi hasar gördü

Karadeniz'de 4,3 büyüklüğünde deprem

Arınç’tan ‘iç cephe’yi tahkim çağrısı

Emekliler: Bizi Gabar petrolü masallarıyla uyutamazlar

Bu deliler çağında hepimiz tehlike altındayız!

Yurt genelinde hafta boyunca yağışlı hava etkili olacak

Malezya Başbakanı İbrahim: Ülkede hükümeti devirme girişimi yaşanıyor

İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde karadan işgali genişletti

Savaş bahanesiyle Mescid-i Aksa ve Harem-i İbrahim 4 gündür kapalı

"İki tur müzakere arasında saldırıya uğradık"

DP Genel Başkanı Uysal: Emekli ikramiyesi neden artmıyor?


© Yeni Asya