menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gençlik ve eğitim

2 0
latest

Bugünün küçüğü yarının büyüğüdür. Gençliği eğiten geleceği yakalar. Peygamberimizin (asm) ilk Sahabeleri gençlerden meydana geliyordu. Bunun için Peygamberimiz (asm) “Gençler beni tasdik etti, yaşlılara yalanladı” buyurmuşlardır. 

Kur’ân-ı Kerîm “Sizler tabakadan tabakaya terakki edeceksiniz” (İnşikak Suresi: 19.) ayetiyle hayatta devamlı terakki ve tekamül olacağını ifade etmiştir. Nitekim hayat böyledir. Bir insanın hayatı beş tabakadır ve her dönem yaklaşık yirmi senedir. Çocukluk, gençlik, olgunluk, yaşlılık ve düşkünlük dönemi. Sonrasında ölüm ve yeni bir hayat vardır ve gelişerek devam eder. Bir devletin de beş dönemi vardır ve yirmişer senelik dönemler halindedir. Her yirmi senede bir hükümet dönemi ve yıkılış, sonra yeni bir devletin teşekkülü söz konusudur. Tarih okuyanlar bunu bilirler. 

Peygamberimiz (asm) Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olduğu 23 sene içerisinde Kur’ân okutarak eğittiği Sahabeler 50 sene içinde dünyanın en güçlü iki devleti olan İran ve Bizans’ı mağlup ederek Asya ve Afrika’ya hakim olmuşlardır. Bir ülkenin geleceği gençliğinin okumasına bağlıdır. Türklerin devlet kurmaları ve bin sene dünyada hakimiyet kurmaları üniversite ve ilim adamlarının eğitimi ile olmuştur. Buharî (810-869) Farabî (870-950) İbni Sina (980-1037) Birunî (973-1048) Gazalî (1058-1111) gibi din ve fen, ilim ve hikmet sahibi ulemanın ilimleri üzerine Selçuklu ve Osmanlı devleti temellerini kurmuştur. Bizanslı bilgin Psellons Kostantinos (1069) “Bağdat’ta kurulan Nizamiye Medresesinde doğan........

© Yeni Asya